Kaynadı ocakta yumurta,şubatta yüreğim,
Altını kıstım,
Binlerce yanan masumun kinini kustum sokağın köşesine,alnımın çatısına...
Sustum; ağladım...
Yakıp yıkmayı sever yüzyıllardır zalim,
Kibritin suyu varmış,toprak yanarmış,yürek göstermeden kanarmış,
Bilmezdim...
Ey kaburgamın inci köşesi,
Ey vatan sevdam,yarın düş'üm.
Ey mektubumun yaşı damlası,kağıtta kırışığım,dağılan mürekkebim...
Kaynadı ocakta yumurta,şubatta yüreğim,
Altını kıstım,
Binlerce seven kalbin sızılarını,çıktım kainatın sekizinci katına,zeytin zeytin ellerimden topladım...
Ey gözümde nurum,
Sokağın başı,böbreğim yanı,
Ey kabrimde yağmur çukurum,kuşlara suyum...
Özledim.
Kaynadı ocakta yumurta,şubatta yüreğim,
Altını kıstım,
Çayda duman,kaynayan bir yağmur misali ve suyun fokurtusu ve fısıltısında sesin,
Ah be sevgilim,sevdiğim,ömür katarım,
Yürüdüm,yürüdüm,yürüdüm de durmadım hiç inan,
Seni sineme gömdüm sakladım...
10.32 bir yürek sincabı.bir karınca katarı,yuvasız çölde.yörük sevdalar çadırı.kimsesiz düşler zamanı vakit akşamda,ve seherine mısralar diziyor güneşler koşa koşa kızıl meydanlar özleminde...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder