Tüm sövmeler göç ettiler kulağımdan,dilimden seninle...
Terketti beni içimdeki kötülük...
Boş kaldı çamurdan yuvaları çatımdaki bağrışların...
Söndü sustu içimde tüm kızgın volkanlarım...
Gecenin bi körü,bilmem kaç saat,
unutmuşuz uyukalmayı o gece sanki yıllar sonra,
Kulağımızda tütünün çıtırtısı,
sokağın kokusu almış gelmiş elini tutup gecenin tüm sessizliğinde seslerini...
Koşuyorum,koşuyorum ama yetişemiyorum sana hayır;
Hızım bir salyangozun tavşana bakışı güzel yüzünde,
Göz yaşlarımı sürüp sürüp yere,sürünüyorum dört nala kendimce peşinde;
Varamıyorum yinede yamacına,
Yetişemiyorum yüzünde bir gülüşüne bile...
Biz seninle neler neler paylaştık;
Ellerimizde üşümeyi,
Ocak denizini içtik sonra hatırla gözlerimizden süzüp damla damla,sevgi sevgi...
Yolları geçtik beraber,elele,
Kifayetsiz yolları yürüdük,
Saklıda buluştuk,görüştük,
Düşleri demledik bölüştük,
Yollara,kaldırımlara oturduk çöktük,
Beraber korktuk,sindik,
Beraber bakıştık,sustuk,
Beraber kaçtık aynı masada heyecanlardan...
Beraber mahşeri seviştik,
Beraber kıyameti doğurduk,
Elele,ses sese...
Biz seninle neler neler paylaştık;
Bin hasreti,bin vuslatı,
Yüz pranga,yüz sürgünü...
İlk filmi,ilk düşü,
Bu kadar uzun ilk yürüyüşü,
Biz seninle kaç sinemayı gömdük kabrine,
Kaç esnaf şehri yıkıldı üçüncü dünya savaşlarında...
Biz seninle neler neler paylaştık;
Eski asil semtlerin inatçı arnavut kaldırımlarında,
Ne mısralar,ne mektuplar,ne tohumlar saçtık taş aralarına...
Martılar çalıyor çanları çatılarında şehrin,
Çocuk parklarının sesinde doğuyor umudun tüm şehre uçuşan mavi kelebekleri...
Biz seninle neler neler paylaştık;
Bir kağıdın,bir yüzü senin,bir yüzü benimdi oysa...
Tüm sövmeler göç ettiler kulağımdan,dilimden seninle...
Terketti beni içimdeki kötülük...
Boş kaldı çamurdan yuvaları çatımdaki bağrışların...
Söndü sustu içimde tüm kızgın volkanlarım...
Bir yağmur yağdı kimsesiz,öksüz ve alımsı morumsu,
Bir düş kokusu sonra ıslak toprakta,
Sorsan aşk,
Sormasan sevda açar avuçlarımdaki bir kaşık kadar toprakta,
Can suyum,
Son lokmam güneşten sıcacık bölüp kopardığım,
Bir sen filiz verdin topraktan avuçlarıma,
Bir sen çiçek açtın çiğ olup damlayıp şafaklardan yamaçlarıma...
21.52 silahlar ve azizler,dervişler ve cinayet...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder