Ey gök ve cinler,
Perdesiz gözleriyle gökte umman mavilerin dürbünü o bozdan tüyler,
Sabuni düşler,
Menevişten sözleri taze kırıntıların,
Kaldırım aralarına düşmüş,kuyusunda bekleyen yusuf'un kırık buğdayları,
nasibini bekleyen umutlar...
Göğercinler...
Göğe eren cinleri zahir'in,alemin bulunmaz saklanbaç çocukları...
Bir rüya düştü yazıldı içime zamansız zamanlardan bir yerinde sayısı belli değil karanlıkların...
Mavi bir çayır üryan ayaklarımızın altında uçsuz bucaksız;
çiğlerin serinliği okşuyor adımlarımızın altını,
üşüyor ürperiyor yer yer içimizdeki şüpheli çekingen cesaret,
Gıdıklıyor seherin üşüten rüzgarı içimizdeki bin yıllık acıkmış kızgın volkanı...
Bir rüya düştü yazıldı içime zamansız zamanlardan bir yerinde sayısı belli değil karanlıkların...
Mavi bir çayır üryan ayaklarımızın altında uçsuz bucaksız;
Yüzlerce kurbağa sıralanmış ardımda,
karşıya bakıyor nizami aralıklarıyla,
sırtımda yüzlerce kararlı bakışın sıcaklığını hissediyorum;ve hiç susmuyorlar,dağınık birbirlerinden ayrı duran bir bütünlük ile sürekli konuşup,yeşil su cennetlerinin şarkılarını söylüyorlar...
Ardımda,bir yanardağın kalp atışlarını duyuyorum sanki,
Lavların,damarlarımızdan geçen adımlarını duyuyorum...
Katılıyor yekpare kadim kayalar bir bir ordusuna bu kor ırmağın...
Bir rüya düştü yazıldı içime zamansız zamanlardan bir yerinde sayısı belli değil karanlıkların...
Mavi bir çayır üryan ayaklarımızın altında uçsuz bucaksız;
Bir anda dönüyorum gerisin geriye ardımdaki mahşerin mavisine,yüzler binlere,binler yüzbinlere dönüşmüş,sürgün vermiş içimizdeki her ateş sanki,
kıyamet,nuh'un suyunu terketmiş,bir yangına dökülmüş yanmış tutuşmuş kader;
Sevda,çırası olmuş sonu belli şehadet ocaklarında sabahın...
Bir rüya düştü yazıldı içime zamansız zamanlardan bir yerinde sayısı belli değil karanlıkların...
Mavi bir çayır üryan ayaklarımızın altında uçsuz bucaksız;
Bir anda dönüyorum gerisin geriye ardımdaki mahşerin mavisine,
Ve kendimi görüyorum en ardında yeşilden binlerin...
Göz göze geliyorum kendimle,
Onaylıyor ruhum gözleri ve başını hafifçe eğip selamlayarak kıstığım gözlerimden suretimi...
Göğercinler...
Ey gök ve cinler,
Ey göğün cinleri,ey boz bulutları uçuşup süzülen mavilerin...
Perdesiz gözleriyle gökte umman mavilerin dürbünü o bozdan tüyler,
Sabuni düşler,
Menevişten sözleri taze kırıntıların,
Varsın yeryüzü,kırmızı kandan bir deniz misali ayaklarımız altında toprağımız,
Tertemiz sevmek,arı bir damla saf iyilik içecek tek bir damla suyumuz olana dek savaşalım ölelim sevgilim.
Tertemiz alnından öpüyorum,
Sevgi ve selamet ile kucaklarım güzel gönlünden seni...
Kaç tövbeyi yırtar kanlı kırılmış pençelerimden yüz metrelik ağaçlarıma asılı sevda'mın kara kovanlarından bilmem...
Ey gök ve cinler,
Perdesiz gözleriyle gökte umman mavilerin dürbünü o bozdan tüyler,
Sabuni düşler,
Menevişten sözleri taze kırıntıların,
Ve kokusu,ne zaman gözlerimi kapatsam beni memleketime tutup uçuran canına kıyamadığım dudaklarının...
10.03 üç dua bir dilek.