Tanrısal bir mekanizması mı var senin kutsalının;
Tutulmaz sözler yeminler,kanunlar kurallar,
Övgüler övgüler övgüler ? ,
Ve korkular ile örülmüş cübbeler,düşler...
İhtiyacı yok içimizdeki tanrının bu yıkanmamış kirli ellerimizle yoğurup yoğurup ağzımıza atıp düşürmediğimiz asla ve tükürüp durduğumuz bayat lezzetsiz tüm bu işlere...
Tanrısal bir mekanizması mı var senin kutsalının;
Kimseyi çağırmıyorum ben,kimseye yazmıyorum dilekçe yapıp içimdekileri iletsinler diye...
Yalanı olmaz,olmamalı inandıklarımızın.
Tanrı,içimizde ve heryerde sevgilim,
Bu yüzden hep dinler duyar seni kalbinden daima,
dudaklarının kapısı ardına dek kapalı olsa dahi,
ve sen hiç ses çıkarmasan bile...
Yani sen sen ol ve kimsenin karşısında eğilme,
Çünkü tanrım,herşey,heryer zaten içinde...
Tanrısal bir mekanizması mı var senin kutsalının;
Benimki hep benimle,hep kalbimle kalbimde.
Hep dinler,hep duyar beni,
Tüm fısıldadıklarıma kadar,fısıldanmayanlarıma dek bilir beni...
İyi ki...
Amin.
11.29 bir dilim ısırılmış tarçınlı kek tabakta ve kalbi kırık bir şiirdi hep o güzel gözlerin...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder