Bir güneş ve bin kahraman yıldız karanlık uzaklardan...
Ey anam,zeytin ağacım,bin yıllık sonsuzluğum,
Gençlik suyum,
Kolumda kuvvetim,
Gözümde sevdam,
Göğsümde durmadan çarpıp atan kinim...
Bir güneş ve bin kahraman yıldız karanlık uzaklardan...
Çıkmış hırsız bir tilki,hayin bir sıçan,
Aslana altın bir kafes,pırlanta bir tasma hediye uzatıyor,
Yazık...
Dişlerde;rahmetli,bereketli o kadim ceylanın kanı bile sızlayıp üzülüyor düşülen bu zavallı hale...
Bir güneş ve bin kahraman yıldız karanlık uzaklardan...
Avuçlarda kahramanlar doğup büyüyor kutsal arpa buğdaylar gibi,
Saçılıyor anaların ellerinden altın ışıltısıyla bin yıllık tarih,kana doymuş kızıl bir ırmak misali çıplak adımlarımızın altında uzanan bu cennetin toprağına...
Bir güneş ve bin kahraman yıldız karanlık uzaklardan...
Uyan !
Uyan artık içimdeki kin,yeşil filizi kadim kükreyişlerin.
Kış uykusu köstebeklerin olsun tıpkı eski günlerdeki gibi,
Biz ısıralım parçalayalım yine tacı çalan,kendini kandıran hain maymunları bir bir;
Adaletin ılık meltemi essin sarsın değsin yeniden,
tüm masumların,tüm yetimlerin en son annelerinin öptüğü o güzel o cennet kokulu saçlarının örtüp sakladığı ense köklerine...
Bir güneş ve bin kahraman yıldız karanlık uzaklardan...
* lütfen hatırlayınız;kanınızdaki tarihi,fıtratı ve o cennetin ırmağından sırf size dökülü arı damlalarını korkusuzluğun ve adaletin...
08.18 aslanlar uyanıyor,ve kanlı savaşın şafağı esiyor yüzlerine...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder