12 Haziran 2026 Cuma

Öpüşmeden ölmeyelim sakın

 
Neden uzak kaldık ki birbirimize bilmiyorum.
Söz ver ama bana,
Öpüşmeden ölmeyelim sakın,olur mu...?
Saklı inançlarımın bahçesinde sakladım sana mektuplarımı,
Kimseler görmedi,
Kimseler bilmedi...
Neden uzak kaldık ki birbirimize bilmiyorum.
Söz ver ama bana,
Öpüşmeden ölmeyelim sakın,olur mu...?
Uyumak istiyorum ruhun denizinde,
Sandalında,iman tahtanda uyuyakalmak sallana sallana,salına salına...
Bırak ötüşsün kuşlar,salınsın düşleri tanrının,
Bırak sevişelim hiç durmadan sabah ezanlarına dek şiirlerce,mısralarca;
Hırpalansın tenimiz etimiz gecede,
Yaz rüzgarına teslim olsun ıslak üşüyen saçımız,derimiz...
Neden uzak kaldık ki birbirimize bilmiyorum.
Söz ver ama bana,
Öpüşmeden ölmeyelim sakın,olur mu...?
Tut elimi sımsıkı,
Çek izinsiz sormadan hiç beni kendine,
Vur göğsünü göğsüme,kana kan dişe diş,
Teslimim dudaklarından zavallı tüm masum kaderime...
Neden uzak kaldık ki birbirimize bilmiyorum.
Söz ver ama bana,
Öpüşmeden ölmeyelim sakın,olur mu...?
Özledim...
Görür görmez boşver merhabayı,selam sabahı,
Sevişelim,
Dudaktan dudağa susuşalım bugüne dek geçen zamanı,tüm dünleri gözlerimizden akıtıp döküp külden dakikaları,saatleri;
Koskoca şu kimsesiz sevdayı...
Öksüz düşleri,yarınları...
Neden uzak kaldık ki birbirimize bilmiyorum.
Söz ver ama bana,
Öpüşmeden ölmeyelim sakın,olur mu...?
Tut beni ilk gördüğün an,
Sorma tereddüt etme,fethet dudaklarıma yapışıp tüm dünleri,yarınları içimden...
Özledim,
Çok özledim...
Neden uzak kaldık ki birbirimize bilmiyorum.
Söz ver ama bana,
Öpüşmeden ölmeyelim sakın,olur mu...?
Saklandım yüz yıldır belki,unuttum kaç zamandır zamanı,
Sen,ne olursa olsun yine de bul beni ama olur mu,
Öp mahşerine dek ölüme yakın dudaklarımı yakıp harlayıp yüreğimden sevgilim...
Neden uzak kaldık ki birbirimize bilmiyorum.
Söz ver ama bana,
Öpüşmeden ölmeyelim sakın,olur mu...?
Dudaklarım,dudaklarına miras,
Ruhum,kainatına...
Seni özledim,
Bul beni artık,
Yakala,tutsak et,ısır,çiğne,tüket beni...
Bırak,her şey olsun,önemi yok,çekinme,
Neden uzak kaldık ki birbirimize bilmiyorum.
Söz ver ama bana,
Öpüşmeden ölmeyelim sakın,olur mu...?


00.34 kuşlar,düşler ve beddualar.

10 Haziran 2026 Çarşamba

emanet gezegen

 
Zaman; yusufun kuyusu zamanı emanet gezegende sevdiğim,
Anakiniyim kaderimin,kendimi zincirliyorum...
Bize tüm satılanların aksine yürüyorum,
Gerçekten zor adımlar sevgilim,
Rüzgarın yüzüne yüzüne,
acı veren kesiklerin üzerine üzerine yürüyorum,
İnadına savaşmak,fıtratım gibi kanımda tıpkı...
Zaman; yusufun kuyusu zamanı emanet gezegende sevdiğim,
İhanet,nefes almak kadar kolay,unutulmuş ve kimsesiz; bağıracak uyaracak kimsesi yok...
"Kim kurtaracak peki bizi", bu zamanı vicdansız ellerinden zavallıların;
Aşk kurtaracak elbette,aşk...
Sevmek tutacak ellerimizden hepimizi bir bir,
Kıyamayacak merhametin incecik elleri,
bu mavi çocuğun zülüflerini parmaklarının arası ılık tarağından süzerken,
İşte biz o gün kazanacağız,aslında kaybedeceğimiz tüm savaşları...
Bizi aşk kutsayacak,sevmek kurtaracak sevgilim...
Zaman; yusufun kuyusu zamanı emanet gezegende sevdiğim,
Ve ihanet yüzü parlak,yakutlardan süslü hediye bir bıçak,unutma bunu lütfen...


08.03 kanını emen sülüğü öptü bulut,başını okşadı bacağını ısıran köpeğin ve dudağında kalan o bir damla balı uzattı iğnesini batırmaya devam eden arı'ya...öptü kini,öfkeyi,öldürmeyi gözlerinden; ölmeye rağmen ve ölmeye inat...

8 Haziran 2026 Pazartesi

bu mavi misketinde kainatın

 
Yük saldım,gidiyorum.
Veda ediyorum kendime bile itiraf edemeden,
herkese...
Nedendir bilmem;
Gündüz vakti sevişmedik hiç seninle,
Duygusuz öpüşmedik,hem de hiç...
Hep geceyi bekledi yüzü kızaran utançlarımız belki,bilemedim;
Çok mu utandık birbirimizden,
Yoksa gereğinden fazla mı cesurduk bilemedim.
Yük saldım,gidiyorum.
Veda ediyorum kendime bile itiraf edemeden,
herkese...
Kulağımda kenter'lerden yıldız'ı evin,
Tutkunum,
Tutkusuz tutmadı hiç ellerimiz elimizi...
Gündüz vakti şiir okumadık yüz yüze,birbirimize hiç seninle,
Ne eksikti ki...? Bilemedim.
Heryeri yıkasın gözümden akanlar,
Nuh'un gemisini taşısın savursun yanağımdan akıp düşenler,
Kaplasın tüm gezegende,bu mavi misketinde kainatın,
okyanuslar kadar gözlerimizden akanlar...
Boğulsun tüm kötülük,
Su alsın batsın seksen bin fersah aşağısında altın kumlara,dünün çöllerine gömülüp tüm karanlıklar...
Yük saldım,gidiyorum.
Veda ediyorum kendime bile itiraf edemeden,
herkese...
Günaydın sevgilim;
Çay üflüyor türküsünü işte uzaklardaki mutfaktan,
Yumurtalar kaynamış oynuyorlar bir düğün sanki suyun cehennemlerinde...
Günaydın sevgilim;
Ey aşıklar divanım,
Ey koyu kan rengi goncası tüm kederimin,
Haydi durma uzan teslim et ılık dudaklarını,öp beni,
Durma;durmaksızın,yüz ölüme dek saklanbacında bu alemin,sayalım beraber,
Ölüme dek sevişelim...


08.32 anladım mı...anladın mı...bilemedim...bikaç fısıltı,bikaç hoş sohbet ve birkaç ezgisi ikindinin,aklımda kalanlar...

7 Haziran 2026 Pazar

Ocak denizini içtik

 
Tüm sövmeler göç ettiler kulağımdan,dilimden seninle...
Terketti beni içimdeki kötülük...
Boş kaldı çamurdan yuvaları çatımdaki bağrışların...
Söndü sustu içimde tüm kızgın volkanlarım...
Gecenin bi körü,bilmem kaç saat,
unutmuşuz uyukalmayı o gece sanki yıllar sonra,
Kulağımızda tütünün çıtırtısı,
sokağın kokusu almış gelmiş elini tutup gecenin tüm sessizliğinde seslerini...
Koşuyorum,koşuyorum ama yetişemiyorum sana hayır; 
Hızım bir salyangozun tavşana bakışı güzel yüzünde,
Göz yaşlarımı sürüp sürüp yere,sürünüyorum dört nala kendimce peşinde;
Varamıyorum yinede yamacına,
Yetişemiyorum yüzünde bir gülüşüne bile...
Biz seninle neler neler paylaştık;
Ellerimizde üşümeyi,
Ocak denizini içtik sonra hatırla gözlerimizden süzüp damla damla,sevgi sevgi...
Yolları geçtik beraber,elele,
Kifayetsiz yolları yürüdük,
Saklıda buluştuk,görüştük,
Düşleri demledik bölüştük,
Yollara,kaldırımlara oturduk çöktük,
Beraber korktuk,sindik,
Beraber bakıştık,sustuk,
Beraber kaçtık aynı masada heyecanlardan...
Beraber mahşeri seviştik,
Beraber kıyameti doğurduk,
Elele,ses sese...
Biz seninle neler neler paylaştık;
Bin hasreti,bin vuslatı,
Yüz pranga,yüz sürgünü...
İlk filmi,ilk düşü,
Bu kadar uzun ilk yürüyüşü,
Biz seninle kaç sinemayı gömdük kabrine,
Kaç esnaf şehri yıkıldı üçüncü dünya savaşlarında...
Biz seninle neler neler paylaştık;
Eski asil semtlerin inatçı arnavut kaldırımlarında,
Ne mısralar,ne mektuplar,ne tohumlar saçtık taş aralarına...
Martılar çalıyor çanları çatılarında şehrin,
Çocuk parklarının sesinde doğuyor umudun tüm şehre uçuşan mavi kelebekleri...
Biz seninle neler neler paylaştık;
Bir kağıdın,bir yüzü senin,bir yüzü benimdi oysa...
Tüm sövmeler göç ettiler kulağımdan,dilimden seninle...
Terketti beni içimdeki kötülük...
Boş kaldı çamurdan yuvaları çatımdaki bağrışların...
Söndü sustu içimde tüm kızgın volkanlarım...
Bir yağmur yağdı kimsesiz,öksüz ve alımsı morumsu,
Bir düş kokusu sonra ıslak toprakta,
Sorsan aşk,
Sormasan sevda açar avuçlarımdaki bir kaşık kadar toprakta,
Can suyum,
Son lokmam güneşten sıcacık bölüp kopardığım,
Bir sen filiz verdin topraktan avuçlarıma,
Bir sen çiçek açtın çiğ olup damlayıp şafaklardan yamaçlarıma...


21.52 silahlar ve azizler,dervişler ve cinayet...

bir yürek sincabı

 
Kaynadı ocakta yumurta,şubatta yüreğim,
Altını kıstım,
Binlerce yanan masumun kinini kustum sokağın köşesine,alnımın çatısına...
Sustum; ağladım...
Yakıp yıkmayı sever yüzyıllardır zalim,
Kibritin suyu varmış,toprak yanarmış,yürek göstermeden kanarmış,
Bilmezdim...
Ey kaburgamın inci köşesi,
Ey vatan sevdam,yarın düş'üm.
Ey mektubumun yaşı damlası,kağıtta kırışığım,dağılan mürekkebim...
Kaynadı ocakta yumurta,şubatta yüreğim,
Altını kıstım,
Binlerce seven kalbin sızılarını,çıktım kainatın sekizinci katına,zeytin zeytin ellerimden topladım...
Ey gözümde nurum,
Sokağın başı,böbreğim yanı,
Ey kabrimde yağmur çukurum,kuşlara suyum...
Özledim.
Kaynadı ocakta yumurta,şubatta yüreğim,
Altını kıstım,
Çayda duman,kaynayan bir yağmur misali ve suyun fokurtusu ve fısıltısında sesin,
Ah be sevgilim,sevdiğim,ömür katarım,
Yürüdüm,yürüdüm,yürüdüm de durmadım hiç inan,
Seni sineme gömdüm sakladım...


10.32 bir yürek sincabı.bir karınca katarı,yuvasız çölde.yörük sevdalar çadırı.kimsesiz düşler zamanı vakit akşamda,ve seherine mısralar diziyor güneşler koşa koşa kızıl meydanlar özleminde...

6 Haziran 2026 Cumartesi

Sustum adını,sakladım

 
Sustum adını,sakladım.
Gömdüm çekmecelerime,gömlek kuytularıma resmini.
Kendime dahi unutturdum yolunu,
Gizledim toprağıma giz'ini.
Sustum adını,sakladım.
Çalarlar yüzünü,
Çalarlar adını benden...
Korktum,hiç korkmadığım kadar korktum hem de.
Yakından öte hisler,taa içimde,en derinlerimde; hissediyorum...
Sustum adını,sakladım.
Gizledim yüzünü,kendimden bile.
Gördüğüm an düşer de aklıma da,
yüzümde bahar olur,yeşile dönüşür sevmek diye,
Sakladım kalbimi yüzümden bile...
Sustum adını,sakladım.
Taşlar topladım ekmek kırıntıları misali yollarımdan,
Vefa taneleri buğday tanesi misali dostlardan,
Gülüşümü,düşlerden damla damla bekledim dudaklarıma dolsun diye,
Nefesimi tuttum tuttum dayanamadım,
Ciğerime küstüm ağladım...
Sustum adını,sakladım.
Ömürler yandı,söndü,küllerini kaşık kaşık camlara topladım.
Yine de bir yeşil yaprak baş verdi yüzümde mevsim,
Durmadı,
Vazgeçmedi içim,
Yine de sustum;yüzümü kirimi senin külün sürüp yıkadım...
Sakladım kederi gözlerimden bile...
Dedim ya ey güzel,
Piramitlerden kaça kaça büyüdü çocukluğum,
Seninle gömüldüm kral odama diri diri,
Haftalarca aylarca düşündüm yamacında baksan,sensizlikte dizinin dibinde...
Zihnimde göçebe katarlar nefes nefes yürüdü bin kainat,yedi alem uçuşan bir mendil misali şu elleri titreyen surette...
Sustum adını,sakladım.
Hançer yedim,dövüldüm,boğuldum on okyanusunda şu alemin de,
Yine de vermedim adını...


09.11 inatçı sevdalar atlası...Çelebi nefesler alemi,
yörük gülüşler katarı...
Güneşi açan çiçekler düşler sırtımda yaz bahar misali...
yine de kanmadım kendime bile; vermedim adını...

bir mevsimi olan gezegen

 
- kim kimi terketti gitti,kim kimden taşındı herşeyini toplayıp,bilmiyorum.Sence ?

- ne önemi var ki sonucu aynı hasret olduğu sürece olgun gönüllerde,büyük yüreklerde,yalansız çocuk gözlerini asla terketmeyenlerde ne önemi var kimin kimden gittiğinin,azaldığının...? 
Tek adı özlem,bu bir mevsimi olan gezegenin...

- deniz kenarına otururduk ya seninle,konuşurduk,huzur olurduk...
hatırlıyor musun ?

- çabuk ol,gidelim,kapatalım kapıyı pencereyi kimseler girmesin; kapatalım gözlerimizin kapılarını,kimseler bilmesin...yine gidelim...
Huzur olalım,yine...


15.20 acele et.geç kalıyoruz yaşamaya sevgilim.yaşamak beklemez kimseyi...