Yere düşmüş parlayan bebek bir yıldız var önümde şimdi,
Birkaç tüyü yeni çıkmış tutuşmuş henüz daha,
Işıl ışıldı gözleri,
Her rengi yanıyordu kainattan çalıp sanki...
Göğe yukarı kaldırdım başımı,
Yuvasına baktım...
Annesi de yoktu etrafta,
Ey uzay söyle bana nerdesiiiiin...?
Uzat al artık haydi tüm kaybolmuş evlatlarını...
Yere düşmüş parlayan bebek bir yıldız var önümde şimdi,
Kimsesi yok,
Avcuma aldım,
Büyüsün uçar gider sonra göklerine gecelerine diye inandım,
Onu cebimde mendilime,düşlerime sardım.
Ona mısralar ezdim,kırık buğdaylar gibi kırık kelimeler böldüm verdim kursağına...
Hiç üşenmedim,
Sevdim...
Her gece eğildim kulağına dualar ektim,fısıltılar ile suladım.
" güneş olasın kanatlarını açıp sonsuz umman fezaya,altın ışığınla dolsun kainat ve büyüsün üflediğin sonsuz can ile her gün tüm beşer,amin..."
Yere düşmüş parlayan bebek bir yıldız var önümde şimdi,
Ve göğsümde bir güneşin kadim ecdadı ve kutsal kaderi...
09.30 güneşin yüzüne dokunan ellerini özleyen sabahlar uyanır gözlerinde.ve kimi mayıs öper haziranı alnından daha uykusunda iken o şanlı veliaht "yaz"...