Bin yudum kan ve üzerime örtülen şu etten battaniye,
Göğsümde beslediğim hep har bu demir ocağı...
Kendimin da vinci'siyim,
Yoğuruyorum her nefesimi,
Süzüyorum ezip içimin her çiçeğini,
Boyuyorum içime içime,dışımdan bu yanıma kendimi.
Üşüyen suretim ve sensizlik; tek mirasım,
Kaça bölsem kendimi,kaça bölünsem bilemiyorum...
Bin yudum kan ve üzerime örtülen şu etten battaniye,
Göğsümde beslediğim hep har bu demir ocağı...
Havlayan köpekler kapısı yüzüm,
Havada süzülen karlar savaşı,
Soğuk kılıçların kesikleri bir harman tarlası içim...
Üşüyen suretim ve sensizlik;
Anamdan üryan ocağım,şubatım.
Uzanmışım demirden toprağına yaşamanın,
Ölsem ölemem,başaramam...
Bin yudum kan ve üzerime örtülen şu etten battaniye,
Göğsümde beslediğim hep har bu demir ocağı...
Al lavdan eriyik akıyor içimdeki kızıl ırmak,
Mektuplarım kağıttan gemiler katarı,
Seni bana,beni sana taşıyan dudakların,ellerinin ve kaleminin ucu.
Bin yudum kan ve üzerime örtülen şu etten battaniye,
Göğsümde beslediğim hep har bu demir ocağı...
Ve kaç çekiç dövse alabilir içimde yokluğunun intikamını...
19.03 sisli bir yaşamak zamanı içimde ve sıcak çeliğe su verdi yüzün...