İnsan insana benzer çocuk,suret surete...
Eşsiz olan,bir olan,ışıl ışıl parlayan avcumuzdaki ruh sadece.
Öz'ün kaç gram su damlası,günahın kesesi kaç gram söyle...
Bir buçuk litrelik plastik su kuleleri dizili önümde;
Önümde omzu bükük yere bakıyor sanki bir tanesi,
Önümde torre di pisa,
Önümde uzanır sanki piazza dei miracoli...
İnsan insana benzer çocuk,suret surete...
Eşsiz olan,bir olan,ışıl ışıl parlayan avcumuzdaki ruh sadece.
Elma ağaçları...
Limon çiçekleri...
Zeytinin dallarından akan o yaprakları...
Kırmızıyı kim verdi gözlerinden sana,sarı kimin,
Ya yeşili kime üfledi melekleri düşlerin...
İnsan insana benzer çocuk,suret surete...
Eşsiz olan,bir olan,ışıl ışıl parlayan avcumuzdaki ruh sadece.
Sevmek kaç gram su damlası annenin ellerinde,
Ya unutmak,gitmek kaç gram günahların kesesinde.
Kuyumcu ellerinden dökülen altın tozu şiirler,
Yapışır ışıl ışıl mısralar parmak uçlarına,incecik güzel yüzüne,
Işıldar güneşi çalıp gülüşün yaldız yaldız karanlık gözlerimde...
İnsan insana benzer çocuk,suret surete...
Eşsiz olan,bir olan,ışıl ışıl parlayan avcumuzdaki ruh sadece.
Ruhunu ruhuma sırtladım sevgilim,
Kaç gram aktın yüreğime ki titriyor dizim,
koskoca gövdesiyle göğe baş kaldıran bin yıllık ağaç bacaklarım...
Çatlar gönlüm yıkıp döküp tüm kulakları,
Göğün çığlığı,göklerin gürültüsü,haykırışları gibi...
İnsan insana benzer çocuk,suret surete...
Eşsiz olan,bir olan,ışıl ışıl parlayan avcumuzdaki ruh sadece.
Sevmek dökülür ellerimize üşürken ruhlarımız,
zamanın istemsiz akan sıcacık kumları gibi...
Dökülür gider zaman,seven parmaklarımız arasından...
Ey mucizeler meydanım,
Özledim...
12.58 ve yüzüme tükürdü zehrini sevmek.