Yüreğim,dört nala ağlayan bir denizatı.
Harakiri yapıyor gururdan yontulmuş gözlerim,gülüşlerimin kılıcı ışıltısında;
Kırpmıyor bir sefer bile şüphesine düşüp fani suretinin...
Yüreğim,dört nala ağlayan bir denizatı.
Yüzlerce kainat doğup saçılıyor yarılan karnımdan şimdi.
Yüreğim;bin şehir,tek memleket...
Yüreğim;ne zaman sorsam,yalnız senden ibaret...
Yüreğim,dört nala ağlayan bir denizatı.
Lacivert okyanuslar atlası.
Benden uzakta fırtınalar,savaşlar vakti gezegende mevsimi mahşerin...
İçinde yüzdüğüm,yaşadığım,yediğim,içtiğim,
ağladığım bu tuzdan,devlerin bir bardağı bitmez mavi su...
İçemem aşk'ı,her ne kadar susasam,kurusam da,
Tehdit etse de beni ölüm uzanıp ılık öpücüğü ile sevişerek;
İçemem aşk'ı,
Ey tanrım,bu tuzla ovulmuş umman yağmurlar neden...
Yüreğim,dört nala ağlayan bir denizatı.
Yeşil çimenler,yosun çayırları,mercanlar...
Dağlardan doğuyor her sabah kalbim,
Ve batısı huzura sürülü gülüşün yüzünde bir günlük ömrümün...
Yüreğim,dört nala ağlayan bir denizatı.
Aklıma düştüğüm masum bir mevsim akşamı yada huzurdan çiçeğini açmış o bir an,
Ve hergün bin mektup doğuyor saçılıp sana koşuyor yarılan karnımdan...
09.55 kumlar ve kırılan cam.