Yüzü savaştan uzak gülüşler bahçesi çocuk,
Senin cennetini savaştı elleri kılıç,elleri mavzer nasırı oysa bir diğer çocuk...
Şimdiki oflar,puflar sinekler misali kaşındırır ruhumuzdan uzatıp ellerini tenimizi;
Hepsi kifayetsiz ve amaçsız...
Ve aşk;
Gerçek kokusunu çalmış birileri çoktan,
Plastik kırmızı domatesler gibi artık aşk'ın da gülleri sevgilim,
Her rengi var,lakin,
Hiç kokusu yok yaşanılanların...
milyon cennetin kokusu saklı olmalıydı göğsünden yüzüme esen cennetinin yelinde oysa...
Yüzü savaştan uzak gülüşler bahçesi çocuk,
Senin cennetini savaştı elleri kılıç,elleri mavzer nasırı oysa bir diğer çocuk...
Ve yaşamak,doğmak ve etin kozasından sökülüp kurtulmak,
Dudaklarının kabrinden ruhumun çiçeklerini sulamak...
Bir artı bir,iki diyor öğretenler sevgilim;
Kalbinin kesiğinde yanıp kavrulan kalbim,
İnkar ediyor bunu...
seninle erimiş,kaynamış,damlamış,
Ve kanamış "bir" olmuş,üzerine bir yara kabuğunu üşümüş battaniyesi diye çekiyor...
11.48 rüyamda fuji'yi gördüm,ve gözlerim açıktı sanki...