1 Haziran 2026 Pazartesi

Bir salyangozum ben yağmurunu bekleyen tanrısından

 
- merhaba sevgilim (gözlerinde baharlar doğup fışkırıyor çiçeklerden kanlar misali bereket ile sanki; öyle bakıyor...)
Peki sana bir soru : bir karınca mı olmak isterdin,bir fil mi katarında...?

- merhaba demeden ağzımdan dilimden,gözlerine hayran gözlerimden selamladım sevgilim seni...
Bir salyangozum ben yağmurunu bekleyen tanrısından;kabuğuna girmiş sinmiş saklanmış,düşlerine kozalanmış,kelebeksiz kanatsız yarınlara bile bile gözlerini yuman üstelik...parlayan katarlarca yolu süsledim senin için üstelik...kabuğumda binlerce mektup satırı,kabuğumda kağıttan gemiler çizili,beni tanı diye sevgilim...bir gül yaprağı düştü kabuğum üzerine,senin için taşıdım senin buralarına dek sevgilim...kaç yıldır yoldayım sorma;sırf senin için yaşadım...sana sürünen ömrümden kurudum günlerimi bir bir,koca koca adımlardan kaçtım saklandım,tuzdan,kabuslardan korktum koştum geriye kabuğuma damıma...yine de dönmedim inan hiç yolumdan; yine de durmadım hiç yüzyıllarca belkide kendi ömrümce...


Bir seçim yapmama gerek yok yani,
ben zaten seçilmiş doğmuşum...
Tanrının senaryosunda virgüller değerlidir sevgilim;
Uçup süzülüp tanrımın esintisinde bir virgüle konmuşum...

* Bir salyangozum ben yağmurunu bekleyen tanrısından; sırf sana yürüyebilmek için adım adım usul usul sürünerek...

Ve merhaba...!


09.06 zamanı doğru yalanlar bahçesinde bahar çicekler doğuruyor sevgilim,babası güneş bu aşk'ın...

Hiç yorum yok: