Bıçak yağmurları tepemizde.
İğnelerden sağanaklar,gerilen tenlerimize tehdit bakışlar bulutlardan geçmişimizde.
Çıkmadık,saklandık saçaklarına içimizdeki sevgilerin,
Ve ıslanmış düşlerimizi sildik yüzümüzden tek tek.
Yasak tonlar titreşti yeniden içimizde,
uyandık,daha önce hiç ama hiç uyanmadığımız o büyük uykumuzdan...
Suya söylediğim şarkım,
Bakışlarımda batan güneşten akşamüstü...
Bıçak yağmurları tepemizde.
İğnelerden sağanaklar,gerilen tenlerimize tehdit bakışlar bulutlardan geçmişimizde.
Yağmur damlaları gibi kabirlere düşen dualar,
Ve beş litrelik,rahmetli yüzleri yıkayan gözlerimden biriktirdiğim tozlu yaşlarım...
Ve üzerimize dökülen bulutları tanrının,
Çıplak ayak koştuğum çayırları çocukluğun...
Saklı düğünüm,
Gizli halvetim,
Gömülü mektuplarda yarı silik gözlerini yeniden bekleyen satırlarım...
Bıçak yağmurları tepemizde.
İğnelerden sağanaklar,gerilen tenlerimize tehdit bakışlar bulutlardan geçmişimizde.
Ve minarelerde sela'lar var her gün hergün sevgilim...
Ve büyümüş kocaman olmuş çocukluğumuzdaki o çocuk ağaç şimdi sevgilim,
Kimbilir biz neye dönüştük birbirimizden uzak dallarımızda sevgilim,
Ah aah,
Ve sonbahar ne zaman gelip çalacak rüzgardan soğuk elleri ile uzanıp sararmış solmuş kalbimizi acaba...?
Bıçak yağmurları tepemizde.
İğnelerden sağanaklar,gerilen tenlerimize tehdit bakışlar bulutlardan geçmişimizde.
Odamda mumlar yanıp tütüyor masaldan dansları ile damlayıp karanlıklarıma,
Duvarıma yoldan sirenlerin ışıkları düşüyor bir bir, çığlık çığlık...
Ah aah sevgilim,
Bilmiyorum acaba şimdi kim ölüyor yada can çekişiyor sıratının ipinde tek eli ile tutunup...
Bıçak yağmurları tepemizde.
İğnelerden sağanaklar,gerilen tenlerimize tehdit bakışlar bulutlardan geçmişimizde.
Varsın yansın doluşsun savaşlar etrafımıza,korkmuyorum...
Kaybedecek olduğum son savaşıma dek kazanacağım tüm savaşlarımı çünkü,biliyorum.
Seni düşünüyorum.
Toz morfinim,yaralı bacaklı kan kaybeden kalbim.
Şimdi artık hissetmiyorum inan hiçbir acımı,sızımı...
Yavaş yavaş kapanıyor gözlerim dayanamıyorum,
Üzgünüm,engelleyemiyorum,
Artık uyuyorum...
Ey akan rüyam,
Bul beni,
Ve tut elimi,korkuyorum....
20.25 kazanan sonlar kütüphanesi.
* tanrı o güzel mavi göle parlayan bir çakıl fırlattı,ve ruhum halka halka dağıldı genişleyip içimden kainata...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder