2 Ağustos 2026 Pazar

Madem sekerat'a düştü etim

 
Dilin veda dedi.
Ruhun sustu,belliydi,kabul etmedi.
Et eti,suret sonsuzluğu terk etti.
Ellerin ayrıldı,tenin beni terk eyledi...
Kayb oldum,gayb oldum,pusulasız kaldım,
Koca okyanusunda ve seninle henüz uyandığım doğduğum şu yaşamanın umman içerisinde,
Yeni doğmuş bir balina misali,
bir başıma öksüz,bi başıma düşsüz kaldım...
Etin döndü gitti,beni terk etti,
Kuyusuna düştüm yusuf ili'min,
Mânâdâ kaldım...
Seni hergün her gün orada bekledim.
Mevsimsiz kaldım,
Unuttum adını o sıcak ayın bile,
Hiç bu kadar üşümedim...
Dilin veda dedi.
Ruhun sustu,belliydi,kabul etmedi.
Hiç bu kadar öksüz,hiç bu kadar ödsüz kalmamıştım...
Tek kanadı koparılmış ve uçmaktan başka hiç bir şey bilmeyen bir yaban arısıydım,
Düştüm sensizlik çölünde yanan kumlar üzerine,
Yürüdüm de yürüdüm...
Benden büyük yolların,seferlerin kollarını kıvırdım ve giydim üzerime...
Kuyusuna düştüm yusuf ili'min,
Mânâdâ kaldım...
Mevsimsiz kaldım,
Unuttum adını o sıcak ayın bile,
Hiç bu kadar üşümedim...
Gam kustum.
Kanat yaktım.
Teferrüç'e düştüm,
kadim kabirler yanına baş dayadım,
kutsal merdivenlere çöktüm.
Kafamda,içimde ağrılar uçsun gitsinler istedim.
Isırganları tutsam da bir türlü sökemedim.
Dilin veda dedi.
Mevsimsiz kaldım,
Unuttum adını o sıcak ayın bile,
Hiç bu kadar üşümedim...
Madem sekerat'a düştü etim,
Neredesin ey Meleku'l-Mevt,bir köşede unutup bıraktın gittin mi beni...?


14.26 son söz,son nefes.ayaktan boğaza seyrü sefer.

Hiç yorum yok: