Elli bin yıl uzaktaki cennetim;
Bekle beni,
Bulmalıyım sevgilimi,
Elini tutmak,ellerini koklamak için...
Bende belki ulaşılır belki ulaşılmaz bir asırlık bir can,sende bikaç saniyesi gözlerinin...
Topa tuttular zate gereksiz mabedimi sevgilim,
Taş duvarlarım yıkık,ve gözlerinde yaş kalmamış gayrı gözlerimin,dökük...
Elli bin yıl uzaktaki cennetim;
Bekle beni,
Bulmalıyım sevgilimi,
Dudaklarına dualarımı yazabilmek için...
İçebilmek için yaşamayı yeniden ve doğup düşebilmek için sonsuzluğun kutsal gölüne...
Soluk,sökük güneşe kırgın yeşilden bir adamım sadece,
Zamanın kumları dinler sözümü,ve yapışır göğüne zamanın camından camına uçurumunda bir kum saatinden diğerine; ve bir bir alemlerin onsekiz binine...
Elli bin yıl uzaktaki cennetim;
Bekle beni,
Bulmalıyım sevgilimi,
Bikaç saniye ömür,ve şu et'e prangalı hapis hanede,
Aradığım ruh bir sensin,buldum,inan sevgilim...
Kayıp gitme artık ellerimden,düşme içimde durmadan gaybın çölüne;
Mecnun etme beni,yalvarırım,
yemyeşil koca ormanlarında şu durmadan dönen mavi misketin sıcak kumdan aydınlık zindanlarına.
Aşk olurum.
Meşk olurum.
Anlatsam duymazlar,duysalar anlamazlar,
Anlasalar bilmezler...öyle bir zaman,şu zaman sevgilim...
Bir dervişim; dermişim de dermişim...
Bast-ı zaman tayy-i mekan...
Bikaç saniyelik şu kelebek,şu pervane ömrümde,
Bin yüzyılı yanıp yakılıp yine de yine gezer imişim...
Ey ledün ilmim,güzel sevgilim...
Zamansızlığım,
Durmadan seviştiğim...
Özledim,
Nasılsın sevgilim,iyi misin...?
02.18 bir uçurumuz seninle.sesimizde özlemli yankılar kulağımıza fısıldar birbirimize birbirimizi hala...durmadan,usanmadan belkide...
o kadar uzak,o kadar ırak mıyız ha peki sence de...
yarım kaldım.yarımım belki çeyrek asra yakın mavi suyunda o denizin,ve sarısında şu bitmez tükenmez sahrasında bu sarıdan ölümün...
Geriye kalan yarımlığımda yaşıyorum kalan ömrü boynumdaki kemik boncuk ilmeğimde...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder