29 Mart 2026 Pazar

Ve prangası,eski ağaçların kemiklerinden mandallar

 
Tükürdüğüm yarınlar soğuyor ıslak mart rüzgarına asılı.
Ve prangası,eski ağaçların kemiklerinden mandallar...
Peşime düşüyor yeniden tüm boşverdiğim korkular.
Ah sevgilim,güzel sevgilim,
Bırak fakir kalalım ellerin dillerinde,
Varsın bizim olmasın gecede ay,günde güneş,
Ve çok uzakta olsun tüm o zaten içimizi asla ısıtmayacak yalancı yıldızlar...
Bırak gözlerimizden silinsin tüm bu yalancı umutlar.
Tükürdüğüm yarınlar soğuyor ıslak mart rüzgarına asılı.
Ve prangası,eski ağaçların kemiklerinden mandallar...
Bir revolverin tetiğine yazılmış demirden ve paslı ismim.
Ne zaman vurulsam beni tanımayan yabancı gözler
tarafından defalarca üstelik,
Gözlerinin,nefesinin ve gülüşünün hayalini basarım sımsıkı kan kaybettiğim bugünlerimin derin yaralarına...
Tükürdüğüm yarınlar soğuyor ıslak mart rüzgarına asılı.
Ve prangası,eski ağaçların kemiklerinden mandallar...
Mermiler,mermiler ve ah bitmez tükenmez o gecede ateşböceği mermiler,
Kulağımda korkulu ıslıklardan şarkılar...
Anlamsız savaşın anlamlı mektuplarını taşır ve postacının çantasında eski yorgun zarflar...
Ah sevgilim,güzel sevgilim,
Bırak hain kalalım ellerin dillerinde,
Şehidiyiz biz sevdanın,kainatında ruhları daima ve asla durmadan sıcak güneye uçan...
Tükürdüğüm yarınlar soğuyor ıslak mart rüzgarına asılı.
Ve prangası,eski ağaçların kemiklerinden mandallar...
Bırak soğusun dağından kan revan patlayan tüm o güneş rengi lavları bu yalnız gezegenin;
Kim dokunsa bize,bin yıl geçse de ruhları dahi kül olur yanar...


18.51 tüfeklerin küfürleri kulaklarımızı yakarken siperlerin toprak kuyularında,minaresine kuşlar uçuşup konuyordu şehadet şerbeti kurumuş gül kokulu dudaklarımızdaki cennetimizde...
Gülümseyen ölümler diyarından bir gün daha kayıp mavi göklerinden,kül olup ılık yaz meltemiyle uzaklaşıyordu hepimizden...
Ve hayır,hiç korkmadık sevgilim...

Hiç yorum yok: