Yüzü eskimiş kiremit rengi botumun,
Düşleri bi çamur yıkamış yormuş,
Ve yüzünde,saçları ıslak salı'da bu yağmurdan akşamın.
Islanmak güzel şey imiş,
Şemsiyeler,miğferi oysa habersiz tüm bu masum binbir askerin...
Ve mermiler yağıyor sağanak,ya şu mavi gökler,
güm güm patlıyor geceye saklanan sahte gök gürültüleri gibi demirden kuşlar balıklar;
ah o zengin soysuz bombalar...
Yüzü eskimiş kiremit rengi botumun,
Düşleri bi çamur yıkamış yormuş,
Ve yüzünde,saçları ıslak salı'da bu yağmurdan akşamın.
Kaçıncı dünya savaşı bu sevgisiz dudaklarınızda,susamış gözlerinizde...?
Kaçıncı ölüm bu inkar edip gözlerinizi yumduğunuz...
Kaçıncı yalanı bu ıslanmış günahlarınız ile dilinizin.
Yüzü eskimiş kiremit rengi botumun,
Düşleri bi çamur yıkamış yormuş,
Ve yüzünde,saçları ıslak salı'da bu yağmurdan akşamın.
Hainsiniz,yalanlar dahi utanır sizden,yalanın ta kendisisiniz,
Aptalsınız,oturduğunuz dalı kesmek için çekip itiyorsunuz elinizde testerenizi...
Aşağı dökülenler talaş yada toz değil,ağacın kanıdır ey merhametsizler...
Alın siyah suyunuzu ve defolun gidin,
Boğulun kara okyanusunda altını yakmaya çalıştığınız cehennemlerinizin...
16.05 1965'den ne farkı var bugünlerin...?
Zamanı gelir her hükmün,siz merak etmeyin...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder