Demlenen çaylar kasabası içim sevgilim;
Dışarıda bin savaş,bin dert,bin hainlik var sevgilim,
Dışarıda zelzeleler,dışarıda bombalar sallıyor boş beşikleri yıkık evlerde,
Kadim ruhlar bizi çağırıyor sevgilim,
Bizi çığırıyor baharın cesur çocukları ve kırlangıçlar...
Demlenen çaylar kasabası içim sevgilim;
Dışarıda bin hayal,bin umut,tek sevda'n var sevgilim,
Ve ben artık kendi çayımı demliyorum,
İçime çekiyorum kocaman,kokluyorum dünki dem'i soğumuş çanağından sevgilim...
Zaman,ellerimizden akıp düşüp gidiyor hep zamandaki gibi,değişen bir şey yok yani,
Ama farkediyoruz artık biz de,
umursamazlığımızın ekim'i gelmiş kapımıza artık,
Solmuş pervasızlığımız artık,kopmuş dalımızdan istemesek de...
Demlenen çaylar kasabası içim sevgilim;
Dışarıda bin sen,bin ben,bin kıyamet var sevgilim,
Sana has,sana yazılanı değilse eğer tadı,anlamı,kokusu yok...
Manası yok;
Varsa eğer içinde sana has bir son,
Beğen beğenebilirsen...
09.13 sonsuz son'lar topacının ipini sarıyor mavi gökte beyaz kefen bulutlar...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder