Sanrılar tanrıçası.
Kafamda bir düşler konçertosu var sevgilim.
Zar atılmaz,el titreten,riske edilmez olasılıklar var ömür bir,bin durakta,
Ve ben yürümeyi seçiyorum son-a giden patikalarda...
Yer altında trenler var dev karıncalara,
Yer altında kalabalıklar gözlerimde,
Yürek kovuğunda sırlar,düşler ve sadece eski bir anahtar var;
Aç açabilirsen...
Çimenler üzerinde yarım bir lavaş,
Duvar kenarlarında ölü uzanmış,yenmemiş pırıl pırıl parlayan gözleri hala açık bir balık var...
Bir yağmur ertesi sabahı kalbim,güneşin dudakları değiyor sanki ilk ensemize,
Ve bir salyangozlar kervanı,ardı sıra adımlarımıza yavaşla diyen ayaklarımız dibinde sessizden sanki...
Sanrılar tanrıçası.
Kafamda bir düşler konçertosu var sevgilim.
Bir bomba patladı,bir kaza anı koptu sanki bir an yırtılarak.
Ve buz gibi oldu mayısta bir dağ zirvesi misali etraf,
Bir kar soğuğu tuttu taş'a döndürdü eti,bedeni...
Dondu kaldı dünya sanki,durmadığını içten içe bilsek de durdu bizce...
Sanrılar tanrıçası.
Kafamda bir düşler konçertosu var sevgilim.
Yemesem de olsun,kokusu yeter dumanı üzerinde bir vapur misali o bardaktaki kızıl çayın,kokusu yeter kesili ağlamış bir domates ve bir salatalığın...
Doydum,tüm doyumsuzluklara sevgilim,
Bileylenen bıçaklardan saçılır ateşten ışıklar,
bir akşamüstü vakti sanki gecede düşen kayan yıldızlar gibi;
Gözlerin;dalından kendi kendine kopup usul usul düşüp,toprağı misali gözlerime kavuşup değen...
08.11 sırtı hançerli masumlar kumpanyası,zamanın adı;ve ben isimsiz büyüyen yetimiydim o kadim,içimde uçsuz bucaksız Tanrının...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder