9 Mayıs 2026 Cumartesi

Karşımda,çamaşır askısında uyuyan bir jaguar var

 
Karşımda,çamaşır askısında uyuyan bir jaguar var;
Belki güneşe uzanmış,ışıl ışıl parlayıp demir tellerin dalında uyuyakalmış,
ipekten bir gömlek ve başı da,gözleri kapalı bir çorap; bilemem.
Uyuyuşundan belli ama,karnı tok...
Başımda zamanın durmadan ruhundan bileylediği keskin mi keskin bir zafer adam,babam ;
Parlayan zırhlar ve paslı gürzler salonu...
Ve plastik çiçeklere yanlışlıkla su veren,
yapraklarını okşayıp öpen,
onlar ile konuşan,toprağa şiirler okuyan bir ben...
Karşımda,çamaşır askısında uyuyan bir jaguar var;
Parfüm kokan,rüzgarda salınıp dans eden hayaller belkide bunlar,bilemem...
Başımda durmadan kendini çarmıha gerip çivileyen çığlıklar var... ;
Savaşlar ve pazarlar,
Aynı yola çıkan,iki ,sadece "birbirine yavşak" kardeş...
Ah aaah,
Kim daha hain,kim daha suçlu bilmiyorum artık hiç inan Tanrım,
İnan Tanrım,en çok  sen inan,çünkü sen inanmazsan kendine,kimse inanmaz...
Kokusuz domatesler,tatsız gelecekler ısırmanın hiç bir anlamı yok ve olmaz inan...
Tut elimizden,lütfen.
Karşımda,çamaşır askısında uyuyan bir jaguar var;
Aynada mektup satırlarından durmadan akan cümleler ve "yıldız savaşları" misali bir yüz var.


07.29 tekler,çiftler ve tavşan ayakları.

Hiç yorum yok: