Ekşi ayranlar imparatorluğu.
Çok sıcak savaşmak için,ve sevişmek için çok mu geç acaba tüm masumluğu ile ah şu günahsız zaman...
Bir hafriyat çöplüğü yersizce gözlerimde ruhum,
Oysa kaç kadim binanın kutsal mezarı ah bu vurulmuş ölmüş yere uzanmış sessiz taşlar...
Ekşi ayranlar cumhuriyeti.
Özgür atlar,emekli düşler,yeşil okyanuslardan çayırlar...
Başımızın üzerinden usul usul düşüp yağan mor yağmur misali erguvanlar...
Ah aşk,
Ah de vefa...
Bir gecedir,belki bir rüya,
Adı sevda,adı bir başka...
Bin özgür gün kapılır dalından da rüzgara,
Ben yine uğraşır,ne yapar ederim,senin dibine düşerim...
Kim demiş çürümüş,kim demiş mahkum,
Değil umrumda bin ateş olsan yine yakar kanadımı uğruna,sen yoluna düşerim...
Sazlar dans eder,sözler edasında,ve bir gece düğünümüzde ansızın rüyamda,
Yüz çiçek feda eder kendini çıplak adımlarının altına sevgilim...
Ekşi ayranlar imparatorluğu.
Tuzdan kayalar,bir ekmek fırını misali yekpare dağlarda öğlen,
güneşin elleri hamurdur,kardır,usta...
Ah aşk,
Ah de vefa...
Bir gecedir,belki bir rüya,
Adı sevda,adı bir başka...
11.44 özlemler sarayı; martılardan soytarılar ve kartalı göğercin sevmeler mahşeri...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder