27 Mayıs 2021 Perşembe

Sevişen tırtıllar baharı.

Sevişen tırtıllar baharı.

Günlük kiralanan kozalar.

Senaryo saman kağıt konuşmalar.

Ateşsiz mikrodalga bakışlar.

İnançsız imamlar avlusu yalanlar.

Sevişen tırtıllar baharı.

Ruhsuz plastik dudaklar.

Satılık penceresi gazete rüyalar.

Aşksız aşklar iskelesi feryatlar.

Tuzsuz deniz kokmayan can yakmayan,

Yalandan yaşlar pastanesi.

Çam talaşı isli nefesler yazı.

Sevişen tırtıllar baharı.

Ve katil kelebeklerin üşüten ayazı.

Ölmeyi başaramayan ölümler kasabası.

Akorsuz dereler akşamı.

Sevişen tırtıllar baharı.

Ve kiralık karıncalar sokağı.


An,Akılsız aklımın başlıklar çöplüğü.

22.59



Ve limanlarından hep uzak şiirler.

Mandalina kabuğu.

karanlık duvarlar.

sobada ateşin sesi.

tavanda alevlerin dans edişi.

Radyonun azalıp tükenen nefesi.

Gece.

Sessizlik.

Sessizlik.

Sessizlik...

Mandalina kabuğu.

Duvarlar.

Işıksız yüzünün karanlığa saklanan gölgesi.

Dışarda rüzgar.

İçerimde çıtırtılar.

Sessizlikten kırılan porselen gülüşler.

Mandalina kokan parmaklar.

Yarım örülü parmaklıklar.

Gecenin uğultusu...

Kokusu.

Yollar.

Yollar.

Yollar...

Ve limanlarından hep uzak şiirler.


An, 22.29

Mandalina kokuyor yelkovanın parmakları.



12 Mayıs 2021 Çarşamba

yastığından beton göğüne...

 Yazmadım.ama buradaydım.

Yaz idim.ama bu aradaydım.

Alemler içinde ters dönmüş bir halda idim.

Yazmadım.ama buradaydım.

Nefes aldıkça toprak soluyan ciğerden bir damdaydım.

Yazmadım.ama buradaydım.


00.49 yastığından beton göğüne yalnızlıktan doğru bakan tüm gurbetlere gelsin...


Gök düştü.

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Terkedilmiş kazanmaların hepsi.

Duvarları kara yürümelerin gayrı.

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Yuvadan düşen tüysüz kaybetmeler.

Acısız ölümler...saksılar...düşler...

Ayazı henüz karanlık sabahların.

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Sesler sararıp döküldü kulaklardan.

Sesler kurudu...

Sesler ayaklar altında...

Sesler kırıldı.

Sesler öldü...

Duymaz oldu taşları kaldırımın.

Sağır içimdeki çocuk...

Kanıyor piyano parmakları kuştan akşamların.

Uyuyakalıyor sızıları defterimin.

Bakışlarının dizlerine uzanıyor çocukluğum,

Ne zaman geçip gitsen benden.

İçimde bomboş bir mezarlık var yalnız beni bekleyen...

Ölüm bile yapayalnız...

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Ağlamalar sessiz.

Saklanmış tüm yagmurlar belki.

Bulutlar pişman...

Ak kinlerin kirlenme arzusu dişlerini sıktığın her an.

Tersine yürünen zamanlar pişiyor tencerelerde.

Tahta kaşıklar kadar masum 

tüm köylü sevdalar...cümleler...cümleler...

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Ve dizleri üzerine düştü şiir...

Boynu vuruldu son noktanın.

Virgülü göz yaşın bulutunda gülüşünün.

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Ve tüm kazanmalar kaybetti çoktan yarınlarını...

Avcu kan hayaller avlusu...buğday sofralar soğuğu hayalin...

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Kaybetti kalem...

Kaybetti kalemi...


23.17 

an;asla durduramadığın bir musluğun gözünden,bazı bazı akan o bir damla suyun çığlığından yazıyorum bunları sana zamanı gecenin...kapat gözlerini.ıslanmasın rüyaların.



10 Mayıs 2021 Pazartesi

Soluğunda yarım bir mısra sesin.

Soluğunda yarım bir mısra sesin.

Aynı sokaklar... 

aynı şehir...

Gurbet adımlar ayazı bir akşamüstü üzerinde.

Uçuşuyor hüznün omuzlarından.

Dökülüyor akşam yeli ayaklarına.

Soluğunda yarım bir mısra sesin.

Aynı sokaklar...

aynı şehir...

Yarım bir eldiven cebinde.

Unutulmuş yarım bir şiir gibi yere düşmüş 

zaman gözlerinde...

Toz bağlamış bir of ikindisi gülüşünde.

Ve batıyor boğazında akşam güneşi.

Soluğunda yarım bir mısra sesin.

Aynı sokaklar...

aynı şehir...

Aşkbaz bir gece esiyor üşüyen saçlarından,

Yüreğimin köşebaşına usulca...


23.24










Çıplak ayaklı toprağın gülen yüzüne karışır

Keder.

Gözden sulanır.

Dudakların sıcak damında kurutulur.

Yalnızlığın rüzgarında uçuşur,

Çıplak ayaklı toprağın gülen yüzüne karışır.

Keder.

Acaba sendeki şimdi ne eder ?


22.27 zaman,mayıs ayazı avcunda.