Yazmak bir tavus kuşu sanatta.
Gözleri dağlanmış vicdansızlarca hunharca.
Kör yürüyor şimdi kağıtta harfleri düşlerin.
Denizin elini öptüm,
Şairin dudağına bir masal yazdım bıraktım,
Sevdamı eşiğine sakladım.
Ölenler öldü ruhları rüyadan döndü güne uyandı.
Ya seninki ?
Bedenin nefes alır kabul,ya ruhun neden bitkisel hayatta ?
Aç gönül gözünü çocuk emanet canı sahibine geri vermeden.
Yazmak bir tavus kuşu sanatta.
Gözleri dağlanmış vicdansızlarca hunharca.
Kör yürüyor şimdi kağıtta harfleri düşlerin.
Alarmı çalıyor her sabah piramitteki taşların.
Umrumda değil ademoğlunun taşlardan dağ dikmesi.
Hep aynı zaman,aynı zalim.
Yeter kırbaçlar sırta ders vermesin.
Yazmak bir tavus kuşu sanatta.
Gözleri dağlanmış vicdansızlarca hunharca.
Kör yürüyor şimdi kağıtta harfleri düşlerin.
Bilmezler nasıl aradık,nasıl bulduk birbirimizi.
Bilmezler nasıl sevdik,tutuştuk,kaynadık.
Buharlaşan sözlerimizde göğe yükselip
asla ama asla özümüze dönüp yağamadık birbirimize,
Sırılsıklam uyanamadık bu sağanaklarda bi seninle...
Su yok olmaz asla sevgilim,döner durur başımda.
Adı kuraklık yokluğunun.
Ve ben çölünün mecnunuyum şimdi.
Yazmak bir tavus kuşu sanatta.
Gözleri dağlanmış vicdansızlarca hunharca.
Kör yürüyor şimdi kağıtta harfleri düşlerin.
Aynı gün
Aynı güneş yine ve yeniden,
Ve ben görmesemde açıyorum kağıdın okyanusuna şu koca yelkenimi kuş gövdemin ardında,
Işıl ışıl parlıyor kuyruğum şu mısraların hatrında...
Gün gelir av yakalanır bile isteye kaderine.
Ve uzanır boynum düşüp geriye,
son bulur şu karınca ömrüm bir kartal misali kadim azrailin pençesinde...
08.49 bir kuş uyanabilsek bir sabah keşke.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder