20 Mart 2025 Perşembe

Pavlovun güvercinleri

 
Zehir sürer dost eller yüzüne.
Yusufun kuyusu iniler kulağımda.
Kemik sızlar,göz yağar.
Düş kırılır,seher açılmaz gökte.
Bir taş yola çıkar sapandan,
Kuş düşer güvenip tutunduğu daldan.
Su düşer dağdan ateş söner,
Bir duman kalkar külden.
Yürek gevrer boğulur böğür,
Kalp kafesinde kuş olur pırpırlanır göğsünde.
Sevda dudağından yazılır yüzüme sadece.
Kahpeler salınır,hainler görünür her yerde,
Korkar susar aç bırakılmış aslanlar bile.
Yazık çayırları bomboş ama dolmuş taşmış hayvanat bahçeleri dile.
Derman gökten inmez aslı elindedir.
Kullan aklını,oku.
Gök anlatırken sus sen dinle.
Öğren yeşil otları taramayı düştüğün yerde,
Şaşırma sakın,o tarak hep elindedir.
Cam kavanoz ile kapatır el diyarını,
Bir kar küresinde yaşar insanı,
Yakarken dışarıda geriye kalan tüm diyarları.
Zehir sürer dost eller yüzüne.
Yusufun kuyusu iniler kulağımda.
Hain güler gezer rahatça sokağında,
Gocunmaz yüzsüzlüğünden asla.
Bugün olmuşsa da perşembe cuma,
Gün farketmez eli kanlı Allahsıza...
Sıcak ekmek bölününce güzel üşüyen ellerde,
İnsan bölününce,
Unutup hain kalıyor sadece ve sadece kendine,
Yazık.
Tepesinde çalı çırpı evler,
Peki kuşlar neden ağacını kesiyor şimdilerde söyle ?
Pavlovun güvercinleri...



* Neden ağaçlar yanıyor ey ormanın salakları ?
Neden su taşımıyor koşmuyor çitalar filler,
Kaçma şansı olsa bile kaçmamış karıncalar gibi.



09.30 kör bir notası var düşümün,ses çıkarmayan asla.bitmiş bir piyano konserinin gece yarısı,oturmuşum ve basıyorum sesi kısık tuşuna ömrün,güneş doğana dek hep aynı ve daima...

Hiç yorum yok: