Bir cephe ortası.
Sinmişim kazılı kabirden toprağa.
Üzerimde bir mahşer kaynıyor.
Gömmüşüm başımı dev tavuklar misali toprağa.
Beklemenin faydası yok,
Elimde titreyen bir demir cehennem,
Elimde şiirler ve hayaller,
Gözlerimde toz,toprak sızılar,en güzel dünler ve gülüşler.
Düşersem kim toplar ki ardımdan bu biriktirdiğim en parlak,en güzel yeni misketler gibi camdan parlayan geçmişlerimi...
Bir cephe ortası.
Sinmişim kazılı kabirden toprağa.
Üzerimde bir mahşer kaynıyor.
Ağzımda bir dua,sıcacık ve lezzetli,
Taze bir kurabiye misali dilimden ruhuma dağılıyor...
Gülümsetiyor beni,unutuyorum bir saniye için şu deli başımdaki her cehennemi...
Kazandık mı,kaybettik mi,hepsi aynı bu kuytuda,
Bilmek imkansız;
Üzerime koşan,müjdeli haberi bekliyorum bi umutla sadece,
Oysa her an aynı,her an cennet,her an cehennem ve akıp dökülen bu kıymetli zaman...
Bir cephe ortası.
Sinmişim kazılı kabirden toprağa.
Üzerimde bir mahşer kaynıyor.
Aşık oldum.
Eğildim toprağı öptüm nedense ilk defa.
Öldüm mü,yaşıyor muyum hala bilmiyorum inan;
Hepsi aynı görünüyor bakınca buradan...
Tüm cennetler,
Tüm cehennemler sizin olsun;
Bildim dediniz,
Kazandık dediniz yanıldınız,hata ettiniz.
Öğrenemediniz.
Ders devam etti,
Kardı,yuvarlandı,çığ oldu önümüze düştü;
Bir güneş açtı,eridi ölüm,sel oldu bilmek,
Sevmek,uçsuz bucaksız bir gemi oldu; ve yola düştü...
Nuh'un bir kağıt gemisi vardı,katladı.
Üzerine seni yazdı...
10.28 ders bir.yetmiş kapı var seferde.bir ömür; ve hala birinci kapının önünde.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder