Kaç arşın kaç adım kaç metresin ey beden dağım,
Ey içimdeki umman kuyu,fısılda,ey ruhumdaki deniz...
Yürüdüm yürüdüm,hala kendimi bulamadım...
Düştüm dibime,karanlık bir denize,
Hala ölmedim;
Sanırım aptalım,
Ne istiyorsun söyle lütfen ey tanrım,
Üzgünüm,
Bir türlü anlamadım...
Ney'lerin rüzgarı eyler sökük ruhum yelkeninden okşayıp beni...
Kaç arşın kaç adım kaç metresin ey beden dağım,
Ey içimdeki umman kuyu,fısılda,ey ruhumdaki deniz...
Kayboldum,
Yürümez oldum,durdum...
Tut elimi,ateş uzat,ışık ver...
Ne kendim,ne yol, hiç göremez oldum...
İlmini unuttum,
Sar ıslak kumaşını başıma,gözüme,
Koru çöl rüzgarını,kumunu gazabımdan;
Bir sandalye uzatmışlar oturmam için,
Damatlığımı giymişim,bilmem ki niye...?
İstesem de ölemem;
Bu düğün kimin,bu yol nerenin,bu savaş nerede açacak kan çiçeklerini,sorsam,lütfen söyler misin...
Kaç arşın kaç adım kaç metresin ey beden dağım,
Ey içimdeki umman kuyu,fısılda,ey ruhumdaki deniz...
Bulamadım,bulamam kendimi...
Ma'lûm; bilirim,
Yine de bildim diyemem,
Ve bir çocuğum hala başı önünde,
Lütfen,yeniden,tut şu hala çocuk ellerimi...
08.22 an.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder