9 Ekim 2026 Cuma

radyoda puslu,ağır bir roman çalıyordu kısıktan ateşinde

 
Bir baykuş durmuş telinde,susmuş,uzanmış gözleri ile benimle konuşmaya çalışıyor.
Oysa okuması yok dilimin bu diyarda.
Yani bir çocuk misaliyim,diyememişim...
Delirmişim herhalde,farkında değilim diyorum kendi kendime...
Gözleri bezlenmiş,bir bebek gibi ıslanmasın diye düşündüm de önce,
oysa kör bir kör ebenin nöbetiyim güzel günler koridorunda ve güzel günlerin öncesinde...
İki mavi ve yıldızların kelebekler misali uçuştuğu fezası penceremde,
Denizin mavisinde yüzüyor bir düğün gibi,
Ve şarkılar şakıyor bir bülbül gibi merhum ağaçlardan bir geminin güvertesinde.
Bir imam,oynayan sessiz dudaklarının hissesinde dua ediyor,üst kattaki bir hayat kadınının güneşin cebinden haksızca çaldığı kendince gölgesinde...


11.16 radyoda puslu,ağır bir roman çalıyordu demlenmiş,onu içilmeye muktedir,istemese de sıcak tutan kısıktan ateşinde.

Hiç yorum yok: