Karşımda benden habersiz yere düşmüş ve toplanmış bir satrancın tahtası...
Bilmeyen eller toplamış herkesi ve taşları belli...
Sanki bir düğün var tahtada karşımda,bir oyun meydanı;
Bir çiftetelli başlamış misali,
Tam da tüm nazlar ve oynamam inatları düşmüş çoktan zamanı,
toplanmış ortaya her taş ve herkes,
Ve meydan olmuş bir mahşer meydanı...
Oynuyor atlar ve insanlar,yakıp tutuşturup o soysuz bütün kaderleri...
Elimde ağzı kapalı camdan bir zehrin şişesi,
Dayıyorum da ağzıma dayıyorum,
Aynadan yüzüme düşen yalancı ölümlerin gölgesi,
Ve büşra kayıkçının parmaklarını dinliyorum...
Karşımda benden habersiz yere düşmüş ve toplanmış bir satrancın tahtası...
Bilmeyen eller toplamış herkesi ve taşları belli...
Ve peki,hangi günah öper seni yüzünden sarılıp uzanıp anasından henüz doğmuş kutsal seherindeki şu kadim güneşi...;
Söyle...
22.27 güneşe bal sıvayan bin arılar manifestosu.
Padişahın sağır katil urgan ipleri ve şehzadelerin günahsız düşleri...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder