4 Ekim 2026 Pazar

Ruhumda binlerce ölünün ardı

 
Ey Hak;
Ey Hüda,
Sekseninde bir dedeyim sanki,
Ve iki kırklık peygamberin kabri çiçek açmış içimde.
Ruhumda binlerce ölünün ardı,
dans eden ruhların cennetlerine kavuşan neşesi bir çocuk bahçesi...
Bir gül sen,
Bir gülsen,
Değişir her yer ve her şey...
Kafam,atlası olmuş tüm gezegeni sırtlamış taşıyor içinde,
Kafam,nuhun gemisi her gün yeniden doğan şu yalancı kıyametlerin...
Susadım,
Eğildim,buzdan kırıp tüm tunayı içiyorum...
hania rani'nin parmaklarını dinliyorum.
Bir gül sen,
Bir gülsen,
Değişir her yer ve her şey...
Bir volkan dağın eteğinde doğan acımasız korlardan cehennem,
Bahar vurur,yeşil açar,cenneti bulur avuçlarından sonra bu karun misali zengin toprak...
Ey Hak;
Ey Hüda,
Sekseninde bir dedeyim sanki,
Ve iki kırklık peygamberin kabri çiçek açmış içimde.
Kabirde toprağımı ısıtan güneş,
Ey karanfil,ey kasımpatı,ey ısırganlarımı tenimde büyüten yağmur,
Eğil ve öp beni,acıyan yerlerimden tek tek...


20.02 simetrik öpüşmeler sahili.

3 Ekim 2026 Cumartesi

güneşe bal sıvayan bin arılar manifestosu

 
Karşımda benden habersiz yere düşmüş ve toplanmış bir satrancın tahtası...
Bilmeyen eller toplamış herkesi ve taşları belli...
Sanki bir düğün var tahtada karşımda,bir oyun meydanı;
Bir çiftetelli başlamış misali,
Tam da tüm nazlar ve oynamam inatları düşmüş çoktan zamanı,
toplanmış ortaya her taş ve herkes,
Ve meydan olmuş bir mahşer meydanı...
Oynuyor atlar ve insanlar,yakıp tutuşturup o soysuz bütün kaderleri...
Elimde ağzı kapalı camdan bir zehrin şişesi,
Dayıyorum da ağzıma dayıyorum,
Aynadan yüzüme düşen yalancı ölümlerin gölgesi,
Ve büşra kayıkçının parmaklarını dinliyorum...
Karşımda benden habersiz yere düşmüş ve toplanmış bir satrancın tahtası...
Bilmeyen eller toplamış herkesi ve taşları belli...
Ve peki,hangi günah öper seni yüzünden sarılıp uzanıp anasından henüz doğmuş kutsal seherindeki şu kadim güneşi...;
Söyle...


22.27 güneşe bal sıvayan bin arılar manifestosu.

Padişahın sağır katil urgan ipleri ve şehzadelerin günahsız düşleri...