15 Şubat 2026 Pazar

"düveli muazzama"

 
- Das Kapital ?

* konuş diye bağırdılar yüzüme durmadan; bebeklikten bu vakit'e dek,daha da sustum zifiri sessizliğe başımı dayayıp,içime düştüm daha da,çekiç çekiç dövdüm kendimi yıllar boyu durmadan,ve konuşmadan hiç,tek sesim içimdeki çekiç yankıları idi...
Yalnızca yankılar ve ben...; beraber büyüdük...


Zihnim cinayetler ardı,bir savaş alanı...
Ayaklaraltı bir zaman; kan ve çamur...
İçime saklanan bu devasa korku,
gördüğüm,ruhumun derinlerine,içimin loş duvarlarına düşmüş sureti mi ve gözlerimi kamaştıran şu karanlık leke de neyin nesi...?
Gece temizliğim,kustuğum pişmanlıklar,
Ey gecemin ateşi,ey adını koyduğum karanlık,
korkutamazsın gayrı beni...
Zihnim; intikamımın kılıcı olur,taşa sürer yüzünü,bileylenir her nefesim ile yeniden ve yeniden,
gözlerim kını olur içimdeki karanlıkta ışıl ışıl parlamaya yüz bulamayan o kızgın keskinliğin...
Yağmurun biriken saf suyuna vururum yanan tutuşan kor turunculuğunu kederimin;
Güçlenir,kırılmaz olur çelikten hüznün mevsimi,
üşüyen ellerine üflediğim ciğerlerimden demlediğim ateşin ılık nefeslerinde,
Bir at'a çevirdiler ruhumu,
Ahal teke oldum,doğdum yeniden soysuz katilliğinizin asil intikamına,
Çekin titreyen elleriniz ile altınlardan dövdüğünüz kılıcınızı...
Ey sevgilim,
aç gözlerinin güzel kapılarını ardına dek durma haydi,uyan artık,
Ruhsal ölümüm,
Neredesin ey uyanış...?
Bir yeşil yaprağın üzerine tırmanıp aşağıya baktığı için sadece,
Kendini dünyanın mimarı sanan bir avuç karıncanın tavlası sadece bu...
Elit yalancılar kulübü bu artık ayak basmadıkları çamurdan yol...
Ve bu ışıkları söndürülmüş karanlık tiyatro,
Ya bu teslimiyet...?
Bu korku senaryoları,gökler ve plastik yağmurlar,
Zehrimi ellerime derman diye döktüler,
Ölümü bile isteye ben kendim içtim...
Ey çoban aldatmaca'm,
Korkak ressamların boyayıp sakladığı tüm bu gurursuz şahsiyetsiz yalanlar,
Kaçın,saklanın artık,
ebe'si yüze kadar saydı bekledi,açtı gözünü ve peşinizde şimdi yeniden artık...
" ve sobe..."
düveli muazzama imiş aynada metal filin adı,
Ve bir tırnak boyunda parlayan kıpkırmızı bir kurbağa alır gider tükürüğü ile devden dev bin filin canını...


12.32 kızgın bıçak keser açar tenimi,ve çıkartır çığlıklarımla içime yüz yıldır saplı o paslı mermi çekirdeğini...

Hiç yorum yok: