14 Mart 2026 Cumartesi

Kırmızı elmas

 
Ey benim kırmızı elmas saray'ım,
Kırmızı elmastan açan,güzel ütopyam...
Alp mimarim,
Bruno rüyam,
Kartal dans'ım.
Sende avrupanın en güzel şehri,
En güzel taşından saray evleri ruhunda yüzün,
Bende yörük çadırı,göğsümün ortasında ateşten bir yürek...
Çayırda yeşilden çiçekten bir nevresim,
Başımın altında kadim taşlara emanet yastığım,
Dökülüp kurumuş bir deniz gibi toprağın yüzünde,çam dikenlerinden kulağımda nöbetçim.
Yüzümü yıkar güneş sular misali dökülüp ilk ışığı ile,
Limon çiçekleri kokusu,yaseminlerden parfümünü sürmüş yüzüme selam veren ey güzel rüzgar,
Hoşgeldin...
Ey benim kırmızı elmas saray'ım,
Kırmızı elmastan açan,güzel ütopyam...
Yeşilden ırmağım,
Kızıl gerdan denizim,
Binbir tona bulanmış kadim göğümün güzel kuşağı,
Bulutlardan gelinliğin hazır sevgilim,
Ve örümcekler örüyor şimdi güneşe ışıl ışıl o dantel duvağını,sen merak etme sakın.
Binlerce metrelik rakımlara doğmuş tuz ile ceviz yaprağı ile ovulmuş etim,
Sen iste yeter,bin şehir yıkılır,binbir cennet o sökükten yeniden örülür canım sevgilim.
İnsanoğlu,insan evladı susamış kana,acıkmış masum ruhlara yine;
Korkma sen,
Demirin kızgınlığı,taşın suyu,ağacın ruhu lav ile yeniden dövülür...
Yakılır kötünün korkaklığı dalında yeşilken henüz,
Ve kesilir kılıcı en güçlü,en kırılmaz sanılanların kolu kökten,merak etme sen...
Ey benim kırmızı elmas saray'ım,
Kırmızı elmastan açan,güzel ütopyam...
Ya hoy,ya goy goy...
Omuzda ellerimiz,görmeyen gözler ordum,
Ey kaygılı gönlüm,
Ferah rüzgarını iç nisan çiçeklerinin,
Kanaya kanaya kazanmak bizim fıtratımız...
Ey benim kırmızı elmas saray'ım,
Kırmızı elmastan açan,güzel ütopyam...
Tahleguah'ın on yedi günü,bin altı yüz kilometresi,
Sönmez ateşi,yanardağ kalbi...
Kederin yağmurlarını yüzen anne,
Sevmek nedir,yanmak nedir umman denizlere öğreten ana; başımız saolsun...
Ey benim kırmızı elmas saray'ım,
Kırmızı elmastan açan,güzel ütopyam...
Taneciklerim sıkıştı kaldı kalbimin koridorunda,
Hiç hareket edemiyorum,
Dökülemiyorum göğümden toprağıma,takıldım mavilerine...
durakaldım nefeslerimde dahi...
Ey benim kırmızı elmas saray'ım,
Kırmızı elmastan açan,güzel ütopyam...
Bir sincap olsam koparsam seni renk renk yaprakların arasından,gömsem saklasam seni ve sonra,
Unuttum desem kendimi dahi kandırsam,
Binlerce yıl sonraya gizlesem seni içimde,
Hiç dokunamayacağım yarınlara saklayıp açsam seni ulaşılmaz mahşerine dek o kutsal cennetin...


13.41 hangi son tutup öper beni kan kaybettiğim yaralarımdan...


Hiç yorum yok: