5 Nisan 2026 Pazar

kırılmış günahların terazisi

 
Bedelini ödemediğimiz savaşmadığımız,arkamızı döndüğümüz her bir gün'den suçluyuz,üzgünüm sevgilim...
Düşmüş kırılmış günahların terazisi çoktan,
Korkmana gerek yok artık kavurucu şüphelerinden zihninin,
İyilik mi kazanacak yoksa kötülük mü,endişelenmene...,
Hepimiz cehennemlerimizin mavi dev alev okyanuslarına kapılıp gideceğiz düşüp analarımızın huzurlu kollarından...
İnandığımız yuvamız;içimizdeki o cennet hayali hemen kapanan gözlerimizin ardında,
en sevdiğimiz sahnesinde bir an donmuş takılmış sanki ve bir fotoğraf gibi uzanıyor zihnimizde.
Ve inandırıldığımız sesler var eskilerimize sadece benzeyen beton küçük hapsolunmuş evlerimizde,
Kandırıyoruz yalnızca kendimizi,
içten içe tutuşmaların dumanı sadece yüzümüzdeki bu inancını yitirmiş gülümseme;saf mutluluktan birkaç ömür uzakta kederin nasırları ile sarılı ayaklarımız...
Bedelini ödemediğimiz savaşmadığımız,arkamızı döndüğümüz her bir gün'den suçluyuz,üzgünüm sevgilim...
Saatler durmuş,yorulmuş tükenmiş ama sonuna kadar hala inançlı kalan bileklerimizde...
Kim kurtaracak bizi acaba,hangi masal hangi hikaye asılı göklerden inecek kahramanın boynunda söyle haydi,bırak düşünmeyi artık...
Vakit çaylar vakti;uzan haydi tut yüzümü üşüyen ellerin ile çek kendine dudaklarımı ve al tam oradan ruhumu,canımı,
Öp usulca,
Bırakma cehennem ateşlerinin ellerine beni...


11.07 mahşer mi kıyamet mi zar atamazsın etin suretinden ey adem evladı;çek nefesini içine ve üfle yeniden kainatı fezadan onsekizbin alemine dek faniliğin...

* liman'a selam olsun,ey dost merhaba.

Hiç yorum yok: