Bir rüyadayım,
Biliyorum da üstelik.
Düşte bir otobüsteyim,ve ayakta.
Bir avokadoya yaslı değmiş bir elma ısırdım.
Isırdığım yerde bir dağ arası,kayalık bir yol açıldı kayalardan doğal bir su kemeri bendi kemeri sanki gözlerimde;
Ki ne bir evliyam var benim ne de bir akşemseddinim oysa,
Naçar'ım,
Biraz da kaybolmuş,
İki çekirdek bir dirhemim.
Düşünüyorum da bir yandan içime içime ve kendi kendime,
ben kimim ki mana arıyorum bir çiçeklik tozuma,bi kırıntı etmez bal zerreme;
Kalk,aç gözünü uyan ey gafil,kimsin sen diyor ve içimde bir habis,sonra bir vesvese;
Yine de yürüyorum bi inat,neden bilmem o inandığım düş'e...
Bir yandan soruyorum kendime yine : avokado nereden çıktı yahu,
ne alaka düşte rüyada ve avokado da ne demek ?
Aklıma geliyor esiyor sonra,neyse uğraşamam boşver.
Bir aztek densizi tükürmüştür yerlere kesin belki billurlarını asıp göklere ve keyfi kedere...
Bir rüyadayım,
Biliyorum da üstelik.
Düşte bir otobüsteyim,ve ayakta.
Ve durakta seni görüyorum beklerken,
sanki sırf benim için bekleyen ve uğurlayan biriymişsin gibi,
seninle göz göze geliyoruz sonra bi an,
Ve sonsuz bikaç saniye çekmiyoruz bakışlarımızın yüreğimize saplanan kılıcını sanki ruhlarımızın etinden...
Kan revan sevdalar atlasına inat bir damla kan dahi akmıyor ama kalplerimizden,bilmemki neden.
Rüya işte...
Tanışık değiliz o düşte orada biliyorum,eminim hatta o anda ama,
Sanki bin ömür önce,ilk nefes üflenirken daha birbirimize söz vermişiz gibi bir huzur ağacı çiçek veriyor gözlerinden içip yağmurlarını,
ruhum bahçesinde,o taze bahar dalımda...
10.22 bir rüya kanadında,bir düş dalında.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder