Zaman;
Kurmalı nostradamuslar zamanı sevgilim,
Herkesin kafasında dilinde emeksiz özensiz donmuş mikrodalga kehanetler...
Alnın,ak bir sayfa,ak bir güvercin sevgilim,
Uçsun,bana ulaşsın yeter,
Dilin yazar yaşamaya senin satırlarını,
O dil ki zaten Hakk'ın eliyle ekildi cennetin ince köprüsü sen gerdanına,
O dil ki diline sihri Hüda damlattı sürdü...
Zaman;
Kurmalı nostradamuslar zamanı sevgilim,
Herkesin kafasında dilinde emeksiz özensiz donmuş mikrodalga kehanetler...
Neyse boşver...
Ama sen,onlarca metreden yüzlerce arşından,
yüzündeki o bin cehennem yeşerten huzur ile sadece gözlerime bak,
konuşma dahi,inan bu sinemde saklı biz'e yeter...,
Sonra ölsem de farketmez...,
sen beni boşver sevgilim...
Hem;
Kaç böcek ısırır da bitirebilir ölümlü etimi tenimden kopartıp,
Kaç zaman kırık beyaz kemiklerime dek gün'ü doğurabilir uçuşup süzülen ruhuma dönüp yüzünü...
Yani tüm korkular yersiz sevgilim;
Ecel,kokusunu duymaz titreyişlerin,
doğasında yok çünkü hislerde duraksamak...
Zaman;
Kurmalı nostradamuslar zamanı sevgilim,
Herkesin kafasında dilinde emeksiz özensiz donmuş mikrodalga kehanetler...
Bana soğuk dudaklarını uzat sevgilim,
Isıtayım bahar bahçe tüm aralıklarını,ve ocağını...
Öpeyim ruhuna değen bir danteli düzeltip yeniden serer gibi dudağından yakalayıp tüm düşlerini...
Yalansız,dolansız...
Zaman;
Kurmalı nostradamuslar zamanı sevgilim,
Herkesin kafasında dilinde emeksiz özensiz donmuş mikrodalga kehanetler...
Kalbin,çiçek açmış tüm o karların altından...
Duydum...;
Sevindim,
Üzüldüm,
Hiç'e düştüm,anlamsızlaştım,
Piç'e düştüm,öksüz kaldım,
Kalbimde bir bıçak saplıydı,uzun zaman olmuştu,yaşamayı öğrenmiştim sandım içime saplı sızımla,ve işte,kabuk çatladı,yeniden kanadı,
Ah aah,
Kızıldım,kıyamettim,
Sızdım,
Sızdım,
Sızdım,
Ve o denize bir türlü ulaşamadım,acı kaldım...
Zaman;
Kurmalı nostradamuslar zamanı sevgilim,
Herkesin kafasında dilinde emeksiz özensiz donmuş mikrodalga kehanetler...
Bırak inadı sımsıkı sarılalım,
Öp beni; tüm kokusunu çekelim aşk'ın,geçmişin kuyusundan içimize içimize,sinsin üzerimize ve içelim kana kana dudaklarımızdan,
boşverelim ağızlardaki tüm karanlık geleceği ve yarınları...
11.22 mahcup köpeğin düşleri ve ah şu yaz sinekleri...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder