Mayhoş dudağından bir nefesini çalmama izin ver ey saray kızı,
Alıp saklayayım onu bir ömür ciğerimin en kuytu derinlerinde,avuçlarımın can içinde...
Dolsun silahlar,tüfenkler kaç yazar,
Patlasın gök,yansın kükreyip kara kara bulutlar farketmez,
Ben yine aklıma bir seni ekeyim,
Yeter tüm savaşlarımı kazanmaya;
Kazanıp kazanıp herşeyi kaybetmeye,var mısın sevgilim...?
Mayhoş dudağından bir nefesini çalmama izin ver ey saray kızı,
Alıp saklayayım onu bir ömür ciğerimin en kuytu derinlerinde,avuçlarımın can içinde...
Uğruna vermişim dokuz,on sefer canı bedeni...
Yıkılsın uğruna bir yüce dağ,düşsün yere kızıl kirazlar gibi tüm tanrılar...
Kurusun yeşil çamlar,dökülsün bin yıllık köyde tozlu tüm camlar,
Yine de düşürmem seni aklımdan,elimden,dilimden...
Emanetin göğsüme işli sırf şahsına yazılı bir şiir,bir dua...
Tutulsun ayın güneşin yüzü,beli anlamam,
Bin yaşına bassa da her gün her gün yine de dünyam,
Ne zaman tutsam elini,ne zaman koklasam yanağından tekrar cennetimi,
Yaşım beş,on,yirmi o vakit yeniden ve yeniden...
Zamanın yolcusuyum sevdana kesili her cam kenarımda...
Mayhoş dudağından bir nefesini çalmama izin ver ey saray kızı,
Alıp saklayayım onu bir ömür ciğerimin en kuytu derinlerinde,avuçlarımın can içinde...
Son nefesim sen olsun,ve senin olsun neyim varsa.
23.23 sobanın kıyamet kızılı ile aydınlattığı şu karanlık duvarda,
yüzümü uzaktan öpen okşayan bu sıcaklık,
senin kanat çırpan nefeslerinden bana esen mirasın mı sevgilim...?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder