26 Temmuz 2020 Pazar
22 Temmuz 2020 Çarşamba
Hemofobik aslan.
Pençemin gücünü biliyorum.
Dişlerimin keskinliğini tanıyorum.
Hızım rüzgarın elini tutuyor hissediyorum.
Ruhum en iyi avcı ile dalga geçiyor farkediyorum.
Ben ise,
ceylanın dizlerine uzaniyorum.
Omzuna başımı dayayıp,
Yaşamayı boynundan,
tam orasından kokluyorum.
Hızla çarpan kalbini dinliyorum,
En sevdiğim türkü diye.
Neden.
Neden..
Neden...
Neden bilmiyorum.
İnan neden bilmiyorum...
Zaman:Hemofobik aslan.
13.16
* hemofobi: kan fobisi.kan tutması.
20 Temmuz 2020 Pazartesi
15 Haziran 2020 Pazartesi
Elbet bir duyan vardı,olacaktı...
Elbet bir duyan vardı,olacaktı.
Bunu hep biliyordun...
Yada ıslak gözlerle ekmek kırıntılarını
Parmak uçlarından topluyordun...
Dudakların,kelimelerinin gırgırıydı belkide.
Ademoğlunun düşürdüklerini,
Cebinde kağıtlarına topluyordun...
Fakat,
Elbet bir duyan vardı,olacaktı.
Bunu hep biliyordun...
Oysa olduğunuz yerde sayabilmek için,
Biz savaşıyorduk...
Üstelik bu savaşın adını mutluluk sayıyorduk.
Ve ruhunuz duyup titremesin diye,
Biz ruhunuz bile duymadan ağlıyorduk.
Zaman; 17.08
4 Haziran 2020 Perşembe
Şu an fotoğrafı...
Ezginin günlüğü kırk yıllık şarkılar dinliyorum şu sıralar...
Şu başkalarının söylediklerinden olan.
Çok lezzetli yine...
Zaman; 11.27 öğlenin şafağı.
12 Nisan 2020 Pazar
Penguenler de boğulur sevgili.
Penguenler de boğulur sevgili.
Tıpkı masum çocuklar gibi.
Ağlak bulutlar gibi.
Katil maviler gibi.
Güzel kokan düşler gibi.
Başını eğip solan çiçekler gibi.
Tadı çirkin bir bardak su gibi.
Kan tutan ama doğuştan katil bir
Aslan gibi.
Gülümserken yırtılan kanayan
Soğuk bir dudak gibi.
Yağmurluğunu kapı kolunda unutmuş
Yağmura yakalanmış bir güneş gibi.
Islanıp gözlerinden silinen şiirler gibi.
Atkını sardığında eriyen
Kardan anılar gibi.
Batan devden de büyük gemiler gibi.
Duvardan geçip giden vakitler gibi.
Daha sekiz canı olan kediler gibi.
Arasan da açmayan telefonlar gibi.
Konuşmayan kuşlar gibi.
Mezarlardaki süsler gibi.
Gözlerinden dökülen yarınlar gibi.
Vakit yirmi üç otuz sekiz/ gün değil gece.
20 Şubat 2020 Perşembe
Tadı yok yudumlarımın...
Düşünüyorum kaç vakittir,
Arası kaç kıta açıldı yüreklerimizin.
Çay'a kaç şeker atıyorsun mesela,
En sevdiğin çorba hangisi.
Pilavını ne ile yemeyi seviyorsun,
Çatal mı...
Ekmek sever misin sen de.
Gözlerini sımsıkı kapatıp mı
Yıkarsın saçlarını acaba...
Düşünüyorum kaç vakittir,
Arası kaç kıta açıldı ellerimizin.
Eldiven giyer misin üşüdüğünde,
Düştüğünde baba diye mi ağlıyorsun hala.
Pencereden izlemeyi seviyor musun
Bugünü dünü yarını...
Kağıda kaleme dokunuyor mu
Ellerin.
Düşünüyorum kaç vakittir,
Arası kaç kıta açıldı gözlerimizin.
Doluyor mu kar soğuğu kadar
Yürüyünce rüyalarını...
Kahvaltıda ne kokusu duymayı istersin,
Huzur diye...
Hangi reçel götürüyor seni çocukluğuna.
Hangi keşke katlı bekliyor şu an
Gönül çekmecende...
Hangi düş üşüyor gözlerinde...
Düşünüyorum kaç vakittir,
Arası kaç kıta açıldı sözlerimizin.
Dünya hala güzel bir yer mi dilinde.
Kaç cenaze gördü kalbin,
Kaç dua susuz bıraktı herşeye rağmen
Gözlerini...
Kaç defa suladın kederin toprağını içinde.
Kaç yüz yıl sessizlige sürdün hüznünü.
Düşünüyorum kaç vakittir,
Arası kaç kıta açıldı ruhumuzun...
Çay'a kaç şeker atıyorsun mesela,
Tiryaki misin bir şeye...
Günün ortasında kapatıyor musun
Gözlerini herşeye bi an sen de.
Zaman:onüçkırksekiz/gün
Tadı yok yudumlarımın.
Arası kaç kıta açıldı yüreklerimizin.
Çay'a kaç şeker atıyorsun mesela,
En sevdiğin çorba hangisi.
Pilavını ne ile yemeyi seviyorsun,
Çatal mı...
Ekmek sever misin sen de.
Gözlerini sımsıkı kapatıp mı
Yıkarsın saçlarını acaba...
Düşünüyorum kaç vakittir,
Arası kaç kıta açıldı ellerimizin.
Eldiven giyer misin üşüdüğünde,
Düştüğünde baba diye mi ağlıyorsun hala.
Pencereden izlemeyi seviyor musun
Bugünü dünü yarını...
Kağıda kaleme dokunuyor mu
Ellerin.
Düşünüyorum kaç vakittir,
Arası kaç kıta açıldı gözlerimizin.
Doluyor mu kar soğuğu kadar
Yürüyünce rüyalarını...
Kahvaltıda ne kokusu duymayı istersin,
Huzur diye...
Hangi reçel götürüyor seni çocukluğuna.
Hangi keşke katlı bekliyor şu an
Gönül çekmecende...
Hangi düş üşüyor gözlerinde...
Düşünüyorum kaç vakittir,
Arası kaç kıta açıldı sözlerimizin.
Dünya hala güzel bir yer mi dilinde.
Kaç cenaze gördü kalbin,
Kaç dua susuz bıraktı herşeye rağmen
Gözlerini...
Kaç defa suladın kederin toprağını içinde.
Kaç yüz yıl sessizlige sürdün hüznünü.
Düşünüyorum kaç vakittir,
Arası kaç kıta açıldı ruhumuzun...
Çay'a kaç şeker atıyorsun mesela,
Tiryaki misin bir şeye...
Günün ortasında kapatıyor musun
Gözlerini herşeye bi an sen de.
Zaman:onüçkırksekiz/gün
Tadı yok yudumlarımın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




