22 Ekim 2020 Perşembe

Her yer kar...

 

Her yer kar...

Her adımın hışırtısı var,

Her düşün sancısı.

Her yer kar...

Her adın bir kokusu var sesinde,

Her çığlığın bir yangını nefesinde.

Her yer kar...

Her avcun bir tarihi var,

Her damlanın bir izi yüzünde.

Her yer kar...

Her dalın bir kırığı var göğünde,

Her toprağın kanı teninde.

Her yer kar...

Her ağrının bir hikayesi var içinde,

Her yaşın bir tanı tuzunda.

Her yer kar...

Her çamurun sözü var özünde,

Her ölümün bir sızısı.

Her yer kar...

Her doğumun kırmızısı var sesinde,

Her mezarın sessizliği cebinde.

Her yer kar...

Her yer kar..

Her yer kar.

Zaman;sobanın üzerinde kızarmış ekmek saatler...

21.32






12 Ekim 2020 Pazartesi

Soğuğu musallanın...

 - nasılsın ?

- bilmem..küf kokusu sinmiş içimin duvarına...kapalı,kırık camıyla pencerem yüzümde...çiğ düşmüş kederimin sabahına...üşüyor tanım göğsümde...susuyorum akşamlarımı öğlenimden...

- iyi misin ?

- kefen kokusu düşmüş burnumun göğüne...ıslanmış güneşim sonsuzluğun denizine düşüp...

- iyi olacak mısın ?

- ve gözünü yumdu merhum...


Zaman,soğuğu musallanın...


22.48

Selası sesindi ruhumun...

 Gevredi yüreğim,Çatırdadı bakışım...Ağladı düşüm,Kan boyandı yüzüm...

Yandı ruhum ateşin koynuna düşüp,Çığlık çığlık yırtıldı susuşum ağzımda...

Islandı kağıdım samanım ceplerimde,Sele düştü mürekkep kelimeler ateşin ummanında...

Dur ne olur diyemedim sana...Etme diyemedim...Yapma diyemedim.

Selası sesindi ruhumun...

Zaman,yüzümde saçının kaşındıran düşü...

22.33




1 Eylül 2020 Salı

Uyku tutmaz kaldırımları...


Saat iki.
Saat üç...
Gecenin duvağı,
ağaçların ardına saklanmış sokağın lambaları...
Saat iki.
Saat üç...
Uyku tutmaz kaldırımları.
Rüyaları pış pışlar bazılarını.
Saat iki.
Saat üç...
Barut kokar kimi dudaklar.
Serindir gecenin teni.
Ve karanlık değildir aslında şehrin tanı.
Saat iki.
Saat üç.
Hep üşütür özleyenin suyu...
Uykusuzun halı...
Kiminin diline gömülüdür tüm merhum
Yalnızlığı...
Ruhu kuyudur kimi yusufa.
Saat iki.
Saat üç.
Gözlerini kapadı yaprak,
Başını yastığına koydu böcek.
Saat iki.
Saat üç.
Ve sadece insan aç kaldı yerde,
her şeyi yedi oysa...

Zaman gecenin ak göğsü duvarda...




Düşe yazdım.


Takıldı adım.
Kaydı yüreğim,
Düşe yazdım...

Zaman onikiyebeşvar.

Dileğini sustu mürid.



Üç dilek düştü damdan.
Bir dileği bölüştü tutuşan üşümüş elleri.
Sessizdi elleri...
Nasıl diye sorma.
Dilsizdi avuçları.
Bir dilekten bir dileğe hayal kurdu sonra ıslak gözleri.
Yanağından bir şimşek parladı düştü sonra.
Dudakları ateş aldı dalından.
Sonra kapandı dudaklarının yumuşacık kapısı,
Ve sonuncuyu sustu dili.
Isırdı,
hiç ama hiç bırakmadı...

Üç dilek düştü yardan.
Ve payına düşen dileği sustu mürid.

Zaman,üçüdokuzgeçiyor.

12 Ağustos 2020 Çarşamba

Gülüşü bostan kokusu.


Tırnakları toprak kırıntısı.
Kalbi şubat ayazı.
Vakti akşamüstü güneşi.
Yavru martıların gece ağlayışları.
Düşü kırağı bir şafak.
Gülüşü bostan kokusu.
Yemyeşil.
Tırnakları toprak kırıntısı.
Gözleri pervaneler ışıltısı.
Çakmak çakmak gözyaşı.
Söylesene
Neden geceleri sessizleşir derelerin akışı.
Karanlık sesleri mi yer acıktığında.
Tırnakları toprak kırıntısı.
Avuçları mis gibi domates kokar rüzgarın.
Türküsü kuşlarca çığlıklarca yanık belki.
Gülüşü parmak ucu sızısı kadar,
Keskin yüzünde.
Tırnakları toprak kırıntısı.
Duası can suyu pahasına dilinde kıymık.
Bir buzağı doğumu mutlu yüzü.
Köyden akşamların kokusu
boynunda hüzün.
Bir cırcırın adı sezen olur belki gecede.
Tırnakları toprak kırıntısı.
Sevdası ağacın gölgesi kadın...
Gülüşü bostan kokusu.
Yemyeşil.

Kabrini kazan ellerin göç dansı bu kağıtta,
Ve ölü ötüşlerin yasını tutan
Tüm kırlangıçlar ağıtta...

04.13