16 Ekim 2022 Pazar

Kabrimi taşıyor ayaklarım gün be gün yollarımda

Kabrimi taşıyor ayaklarım gün be gün yollarımda...

Sevda bir tohum,açmayan yüzyıllarca toprağında...

Bok böceği,bir kader çeviriyor ayaklarının masasında sonra...

Bok böceği değildir o ama,yaralı sevdalar masalında...

Kabrimi taşıyor ayaklarım gün be gün yollarımda...

Sevda bir tohum,açmayan yüzyıllarca toprağında...

Tohumlar açmıyor artık,kırılıyor bir bir şerefsiz ağızlarda...

Kabrimi taşıyor ayaklarım gün be gün yollarımda...

Bir dua dök yüzüme,bir tas su oku kefenime...


01.39 an,üşümüş yelkovan...akrebine yanaşıyor gece...



Parlak camdan bir kule öpüyor göğü göğsünden

Parlak camdan bir kule öpüyor göğü göğsünden.
Gri bir çöl bu şehir.
Beyaz gömlekli işçileri var camdan piramitlerin.
Esirleri dertlerin...
Parlak camdan bir kule öpüyor göğü göğsünden.
Bir çay dök bana gönlünün en huzurlu yerinden.
İncecik dudak payına mektuplar yazayım ben sayfalarca yollar,
Kağıtlar katlayayım gemilerden şiirler batırayım,
Seni görme ümidimin olduğu sabahlara...
çünkü sonra,
Yüzü düşüyor yolların...
Düşü yüzüyor ruhların...
Parlak camdan bir kule öpüyor göğü göğsünden.
Kaybolmuş bedenler atlası her yer,
Ruhlar uçan balon,kayıp giden ipleri çekiyor
gökten tüm yetim dünler...
Parlak camdan bir kule öpüyor göğü göğsünden.
Dudaklarında cinayet bir deprem uyanıyor vakitsiz sonra...
Kanıyor üşüyen bütün öpüşmelerimiz güneşlerin ardından...
Mevsim sensizliğin kurak ardı...
Aylardan,buzdağından doğma ateşler zamanı...
Parlak camdan bir kule öpüyor göğü göğsünden.
Dudağım,boynunun en güzel yerine gömülü...
Çorak kabrimin tek duası nabzının ılık atışları...
Parlak camdan bir kule öpüyor göğü göğsünden.
Başımda,bir sevda vapurunda
dizlerine uzanmış küçük bir çocuk
göğü izliyor...

Dudaklarım kanıyor,
tüm yalanlarına üstelik...


01.09 an, dudaklarım kanıyor...

29 Eylül 2022 Perşembe

Ayağı çıplak yüreğimdeki gurbetin

Ayağı çıplak yüreğimdeki gurbetin.
Bir yaz sineği konup konup uçuyor seni düşünmelerimin üzerine.
Kaşınıyor tatlı tatlı özlemek.
Ayağı çıplak yüreğimdeki gurbetin.
Çakıl çakıl hatırası yüzünün...
Kan revan hayaline giden tüm yollar.
Kimbilir kaç defa yürüdüm seni,bilmiyorum.
Ayağı çıplak yüreğimdeki gurbetin.
Seferi sen bir yolun çingene askeriyim ben.
Savaş şarkısında düğün halayı pervasızlığım.
Ayağı çıplak yüreğimdeki gurbetin.
Adımlarımda bir sevda nasırı koparamadığım,
Sızılar bahçesi merdivenler,kaldırımlar...
Ayağı çıplak yüreğimdeki gurbetin.
Soyunuyorum sana yolumu...

22.01






30 Ağustos 2022 Salı

Aç göğsümün kafesini gir içeri

Aç göğsümün kafesini gir içeri.
Kanata kanata in derinlerime.
Sök kalbimin atmalarını içimden çalıp.
Ve cırcır böcekleri okusun son selamı çamlardan.
Aç göğsümün kafesini gir içeri.
Deş rüyalarımı katil dudaklarının ıslaklığı ile dövüp.
Ağlaklığımı sal ellerinden göğe güvercinmişim gibi.
Ve öksüz sokak çocukları okusun son selamı salıncaklardan.
Aç göğsümün kafesini gir içeri.
Acıma hüngür hüngür ağlayan merhametsizliğime.
Sırtı dönük gözü yaşlı ölüşlerime.
Aç göğsümün kafesini gir içeri.
Öp kansızlığımı avuçlarından.
Sök kalbimin nefeslerini kanlı zarfından yırtıp.
Ve kanadı sökük,göğüne sürgün bir saka okusun son selamı sevdadan.
Aç göğsümün kafesini gir içeri.
Isır yüreğimi en çocuk yerinden sonra.
İç kanımı gönlümden.
Kana kana üfle bana ılık sevdanı ruhunun dallarından toplayıp.
Şifanı sür yaralarıma.
Bekle iyileşmemi.
Aç göğsümün kafesini gir içeri.
Esir düş seninle düşlediğim tüm hayallerime.
Aç göğsümün kafesini gir içeri.
Sarıl bana.
Sarıl bana.
Sarıl bana.
Aç göğsümün kafesini gir içeri.
Sorma kaç zaman daha yaşayacağımızı doktora.
Aç göğsümün kafesini gir içeri.
Kapat gözlerini,uzan içimdeki sıcak kabrimize.

01.59


25 Ağustos 2022 Perşembe

İnsanlık düştü dördüncü kattan bugün

İnsanlık düştü dördüncü kattan bugün.
Saat gece üç buçuktu belki.
Gurbet düştü.
Hasret düştü.
Borç düştü.
Yalnızlık düştü.
İnsanlık düştü dördüncü kattan bugün.
Saat gece üç kırk beşti belki.
Yorgunluk düştü.
Ter düştü,
Emek düştü,
Hayaller düştü.
İnsanlık düştü dördüncü kattan bugün.
Saat gece üç elli beşti belki.
Can düştü,
Saz düştü,
Türküler düştü.
Ve bir kutsal ana yola düştü.
İnsanlık düştü dördüncü kattan bugün.
Saat gece üç elli sekizdi belki.
Ev düştü,
Yol düştü,
Anahtar düştü,
Kuşlar düştü...

23.43 bir çocuk düştü beşiğinden bugün.


* İnsanın insana zulmü  bu kara zaman,bu kalpsiz düzen...


23 Ağustos 2022 Salı

Bir peygamberin yaşındasın artık sen

Ey güzel rüzgar.
Ey güzel söğüt.
Bir peygamberin yaşındasın artık sen.
Ey güzel dünüm.
Ey güzel umudum,yarınım.
İki gözünden öperim.
Ey güzel yusufcuk.
Ey güzel peygamberdevesi.
Üç yüz altmış beş gün bu düşler tiyatrosunu izlerim.
Ey güzel kağıt.
Ey güzel şarkı.
Dört tarafı şiirler denizi ellerim.
Ey güzel gün.
Ey güzel karanlık.
Bir peygamberin yaşındasın artık sen.
Ey güzel ağaç.
Ey güzel yıldız.


23.51

Yüzün ellerimin denizinde

Yüzün ellerimin denizinde.
Islak bakışlarından derdiğim düşlerim.
Gözlerimin kapılarını ne zaman kapatsam yanında,
Kolunun koluma değdiği anı cennetimin,
Seninle evleniyorum...
Yüzün ellerimin denizinde.
Saçlarının beni çocukluğuma taşıyan güzel kokusu.
Ne zaman tutsam nefeslerimi içimin ılık hapishanesinde,
Yüzünün yüzümü ısıttığı anı kışlarımın,
Seninle evleniyorum.
Yüzün ellerimin denizinde.
Parmak uçlarından ruhuma akan denizden duaların.
Ne zaman vurulsa kan revan zıpkın ile 
Sus etse dilim,
Bana yürüyen gözlerinin çocuk çığlıkları sana koştuğum...
Gözlerin dolu dolu,
Düşler şiiri...
Endişeler şehri...
Gözlerin bir yağmur ertesinin güzel kokusu gözlerimde...
Ruhun ıslak sokakları ruhumun...
Kıyametten bir su bizi boğan şu dünya,
Ve yüzün nuhumun gemisi ellerimin denizinde.


An: bir köyde,ikinci kat bir yerde...

23.21