Gözlerimden tuzlu denizler akıyordu,
durduramıyordum...
Oysa yüzüm,etim,bir çöl gecesindeki kaya kadar soğuk ve tepkisizdi,sanki ölmüş gibi...
Lakin,gözlerim bir denizi yağmaya devam ediyordu;
Acelesi de yoktu,
Usul usul,bir deniz toprağa olan seferinde sanki yüzümü adımlıyordu...
Etim soğuk ve tepkisizdi;
Biri derimi yüzmüş,sanki etimi ustaca kemiğinden ayırmış ve iki farklı yere karşılıklı bırakmıştı...
Ruhum,gözlerimin kırık pencerelerinden açıklığını kullanıp bir yağmur olup dökülüyordu sanki,
Ve etim,karşısında tepkisiz soğuk ve ruhsuz sadece bir ölünün herşeyi ellerinden bırakmış,durmuş bilgeliğinde sessizce susuz izliyordu tüm bu olanları...
Sanki birbirini daha önce hiç tanımamış iki yabancıymışlar gibi...
Gözlerimden tuzlu denizler akıyordu,
durduramıyordum...
Oysa ruhum,bir çöl gecesindeki susuz seher kadar yalnız ve milyon parçaya bölünmüş kumdu,
sanki satırlar ile hunharca kesili bir hasretin soğuğuymuş gibi...
06.41 uzağın doğusunda bir yerde...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder