
25 Mayıs 2009 Pazartesi
yontma taş devrinden...eskiden çok eskiden...

sevdalar göç etmez sevgilim...

sevdalar göç etmez sevdigim.
kışı yazı farketmez sevenler
mevsimler silinir gider gözlerinde..
sevdalar göç etmez sevdigim.
kırlangıç kıştan korkup kaçtıgı için degil
sevdigide uçuyor diye çırpar kanatlarında o kadar yolu..
sevdalar göç etmez sevdigim..
seveni göçler degil sevgisiz günler öldürür...
sevdalar göç etmez sevdigim.
ne turnalar
ne kırlangıçlar
nede leylekler
korkmazlar aslında kardan kıştan...
kaçmazlar hiçbirşeyden...
sevdiklerinin kanatları yanında
bir dünya turudur tek istedikleri...
tanıdıgım en ölümsüz ressamdı bir çocuk...

gördügüm en güzel, yagmur yagan bir bulut resmini çizen boyayan ressamsın çocuk...gördügüm en eşsiz fırça o soguk ,küçük ve güzel ayakların...ve tablon gördügüm en gerçek resim gözlerimde boyanan...tanımadım senin kadar gerçek ve senin kadar ölümsüz bir ressam hayatımda çocuk...yagmurları kan kırmızısına boyamak ne kadarda ölümsüzleştirmiş eserini ve ne kadarda özgün bir seçim olmuş yagmurların rengi için...bayıldım çocuk...tanıdıgım en muhteşem ressam, bagdatlı bir çocuktu gözlerimde...ellerine saglık ustacım...''utancın yagmurları'' isimli bu yaglıboya eserine bakıp utanalım hepberaber...
adımlarım yüklü bir kamyon yolculugu...
adımlarım yüklü bir kamyon yolculugu...beyaz çizgiler uzayıp geçiyor yavaştan gözlerimden
taşıdıgımız anılar agır basıyor yarınlara dogru sürerken...
adımlarım yüklü bir kamyon yolculugu...
yavaştan tırmanıyorum herzaman çıktıgımız o yokuşu...
artıyor herşey gözlerimde...
saçımda beyaz...
içimde hasret...
gözlerde yaş büyütüyorum...
adımlarım yüklü bir kamyon yolculugu...
agır agır düşünüyorum seni...
usul usul ve dinlene dinlene özlüyorum herşeyini...
hep aklımdasın
yada aklım hep sende
hep seni düşünüyorum...
adımlarım yüklü bir kamyon yolculugu...
aklıma sen düştükçe agırlaşıyorum sanki...
adımlarım yüklü bir kamyon yolculugu...
ve sen düştükçe aklıma
ben hep boluyu tırmanıyorum sanki...
olabildigine yavaş...
olabildigine zor...
sihirli mucizevi bir an fotograflayın ödevi...

ödevim yine geç kaldı ...ödevim yine yapılamadı...sana aşık oldugum anı anlatmaya çalışmak çok büyük bir ahmaklık olurdu...beceremezdim asla...işte sana aşık oldugum an buna benziyordu diyebilecegim ve gösterebilecegim bir an bulmak zor...o anı anlatmak için hangi parçama bakmalıyız bilmiyorum...içime mi dışıma mı ...gözlerime mi tenime mi...aynı anda ikimize mi bilmiyorum...ama o an, o kadar mucize ve o kadar ulaşılmaz geliyorki sadece nutkum ve dilim tutulmuş bakakalıyorum...basamıyorum déclencheur'e...üzgünüm sevgilim kalemkutumda seni anlatabilecek herhangi bir kalem bulunamadı...ceplerimde çaresiz ama mutlu sessizlikler...
tepemdeki uçan balonlar...

sana söylemek istedigim her cümle eger bir uçan balon olup uçsaydı, sanırım tepemde sana dogru uçuşan fısıltılarımdan böyle bir görüntü oluşurdu...her biri bir dilek agacına baglanmış renkli bir bez parçası kadar degerli benim için ,yüzlerce uçan balon ...herbiri kalbimden üflenmiş ve dudaklarımdan bırakılmış gökyüzüne...
kapatma gözlerini ne olur...

kapatma gözlerini ne olur...
korkuyorum gözlerinsiz karanlıklardan
aysız tüm gecelerden...
kapatma gözlerini ne olur...
bakışalım tüm gece seninle..
kapatma gözlerini ne olur
taşar dökülür sakladıgımız tüm yaşlar göz kapaklarımızdan
hıçkırıklar ardımızdan...
kapatma gözlerini ne olur...
o kadar güzel bir kahvedirki gözlerin
kırk yıl hatrın kalır yüregimde bakışmazsak eger...
kapatma gözlerini ne olur...
masal bitmeden uyuyakalınırya hep hani ,
kırılmaz mı anlatan yarım kalan herşeye acaba...
kapatma gözlerini ne olur...
tuanasın cennetime...
su akar cennetimde
ve suyun kenarında, dudakları kuru bir adam oturur yüregimde...
eli suda
ayagı suyun gıdıklayışında ,
susuzluktan kuruyan bir adam çizer topraga
gözlerimden düşen yaşlar...
o kadar uzun zaman oldu ki gözlerinsiz kalalı
bakışlarınsız günler kumbaramda birikti tek tek...
çok özledim...
kapatma gözlerini ne olur...
gözlerime bak hep
bakışlarınsız geçen tüm günlere verecegin bir cevap gibi bak tüm gece derinlerime...
kapatma gözlerini ne olur...
hep bu şarkı çalsın gözlerinde
ve dinlesin gözlerim gözlerinden seni...
kaç defa dinledigimi hiç saymadan ,
tüm saymaları unutarak ,
sana teslim olarak ellerim havada gelerek sana ,
bıkmadan dinlesem gözlerinden seni ...
kapatma gözlerini ne olur...
turnalar uçursam gözlerimden gözlerinin sıcaklıgına keşke...
bakışlar yol olsa hasretime gurbetime...
kapatma gözlerini ne olur...
kapıda kalır çocuk bakışlarım kapılarının önünde...
sensiz kalmak evsiz kalmaktır yüregimde...
üşür umutlarımın küçük ayakları
sensiz buz gibi kaldırım taşları üzerinde...
heryanım, bir kibrit kutusundan ısınmak için çıkarıp yaktıgım yanık mısralarla dolu
kararmış yanık kükürt kokulu umutlar sarmış etrafımı...
kapatma gözlerini ne olur...
uyursun sanar sokak lambaları sonra...
kapanır tüm ışıklar yoksa...
söner sogur avuçlarımda sıcacık nefesler...
kapatma gözlerini ne olur ...
üşürüm sensiz bir gecede hep ben...
kapatma gözlerini ne olur...
üşürüm seni düşünüp..
kapatma gözlerini ne olur...
gözgöze yanışalım yanaşıp birbirimize...
kapatma gözlerini ne olur...
gözlerini gözlerime demirle ne olur...
iste masmavi bir deniz olsun gözlerim gözlerine ,
iste yeşil bir yayla serinliginde baksın bakışlarım güzelligine...
uzansın tüm mısralar dizlerine
ve gökyüzünü izlesin tüm şiirler dilimizde...
kapatma gözlerini ne olur...
üşürüm yoklugunda seni düşünüp...
mevsim sensizlik şimdi...
bu soguga dayanmaz can..
eski paslı bir sobadır böyle zamanlarda kalbim...
yaktıgım sen
söndürdügüm sen...
içimde tüten sen
tutuşan ben
sıcagım sen...
kapatma gözlerini ne olur...
üşürüm seni düşünüp...
uyurum battaniye misali
beni sevdigini yazdıgın eski bir aşk mektubuna sımsıkı sarılıp...
kan aglayan gözlerimden...21:53