6 Temmuz 2021 Salı

Topuk dikeni sevdalar atlası.

 Seni seviyorum.


23.21


Adımları sızlayan bulutların esintisinde,

Şiir yazıyor çocuk kuşların kanat çırpışları...

Ağlamaklı akşamların tozlu sıcağı.

Ensesi üşüyor avuçları terlemiş korkuların.

Cebi sökük düşler durağı gülüşün.

Porselen demlik,

Tozlu köy akşamı bir çay camda.

Tabağı rüya,

Azığı sensin belime bağlı umutların.

Adımları sızlayan bulutların esintisinde,

Şiir yazıyor çocuk kuşların kanat çırpışları...

Saçların yaz kokuyor sevgilim,

Gözlerin temmuz...



25 Haziran 2021 Cuma

Düşecek gözlerinden şehrin ışıkları.

Yetmedi zaman.

Yetmeyecek.

Sığmayacak avcuma şiirler.

Kurumaz saçların.

Yağmurdan kaçıyorsun oysa.

Islanacaksın.

Yetmedi zaman.

Yetmeyecek.

Uçmayı öğrenemeyecek yuvadaki kuşlar.

Düşecek gözlerinden şehrin ışıkları.

Annesi terkedecek hayallerini.

Yetmedi zaman.

Yetmeyecek.

Anlatmayacak masallar gerçekleri yine.

Ağlamayacak üzerine düş çizilmiş dudaklar.

Yetmedi zaman.

Yetmeyecek.

Pencerede akarken son bulacak tüm yağmurdan sevdalar.


01.43


3 Haziran 2021 Perşembe

bir çivi çakıldı avcuma.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Kıymık kıymık bir ağaca asıldı ruhum.

Susuzluktan kurudu dilim damağım.

Denizi örttüler sonra üzerime,

Tuzla yaktılar düşümü.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Sıcacık al kanla yıkadım demiri.

Suyu dövdüm mavisinde memleketin.

Bir peygamber ektim üstümde beyaz buluta.

Suladım şiirden göğünü tanın.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Bir çocuk düştü geçmişin iğdesinden yere.

Camdan bir bülbül kırıldı ahında.

Gülüşü kan pas tadı bir öğlen uyudu dibine.

Çıplak ayaklı bir çocuk koşmaya başladı içimde.

Çakıldan bir geçmiş ısırdı topuklarını sonra.

Kan revan adı,

her gün özgürlüğü ile beslediğim penceredeki kuşun.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Hayın bir akşamüstü yağdı şehrin saçlarına.

Dilimde lal sevişmelerin saklambacı bir sızı.

Sussam şiir tutuşur,

Haykırsam bir çocuk ölür uzaklarda.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Bir isa kanadı nefesimde.

Kaçamadım değil.

Kaçmadım.

Ateşimi ateşle suladım.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Tüm merhametler yel oldu.

Ayaz bitti.

Yangın düştü olup ağacın dalından.

Üzüm gözünü açtı asmanın serin göğsünde.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Kan damladı.

Şiir çiçeği suladı saçında.


00.57




27 Mayıs 2021 Perşembe

Sevişen tırtıllar baharı.

Sevişen tırtıllar baharı.

Günlük kiralanan kozalar.

Senaryo saman kağıt konuşmalar.

Ateşsiz mikrodalga bakışlar.

İnançsız imamlar avlusu yalanlar.

Sevişen tırtıllar baharı.

Ruhsuz plastik dudaklar.

Satılık penceresi gazete rüyalar.

Aşksız aşklar iskelesi feryatlar.

Tuzsuz deniz kokmayan can yakmayan,

Yalandan yaşlar pastanesi.

Çam talaşı isli nefesler yazı.

Sevişen tırtıllar baharı.

Ve katil kelebeklerin üşüten ayazı.

Ölmeyi başaramayan ölümler kasabası.

Akorsuz dereler akşamı.

Sevişen tırtıllar baharı.

Ve kiralık karıncalar sokağı.


An,Akılsız aklımın başlıklar çöplüğü.

22.59



Ve limanlarından hep uzak şiirler.

Mandalina kabuğu.

karanlık duvarlar.

sobada ateşin sesi.

tavanda alevlerin dans edişi.

Radyonun azalıp tükenen nefesi.

Gece.

Sessizlik.

Sessizlik.

Sessizlik...

Mandalina kabuğu.

Duvarlar.

Işıksız yüzünün karanlığa saklanan gölgesi.

Dışarda rüzgar.

İçerimde çıtırtılar.

Sessizlikten kırılan porselen gülüşler.

Mandalina kokan parmaklar.

Yarım örülü parmaklıklar.

Gecenin uğultusu...

Kokusu.

Yollar.

Yollar.

Yollar...

Ve limanlarından hep uzak şiirler.


An, 22.29

Mandalina kokuyor yelkovanın parmakları.



12 Mayıs 2021 Çarşamba

yastığından beton göğüne...

 Yazmadım.ama buradaydım.

Yaz idim.ama bu aradaydım.

Alemler içinde ters dönmüş bir halda idim.

Yazmadım.ama buradaydım.

Nefes aldıkça toprak soluyan ciğerden bir damdaydım.

Yazmadım.ama buradaydım.


00.49 yastığından beton göğüne yalnızlıktan doğru bakan tüm gurbetlere gelsin...


Gök düştü.

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Terkedilmiş kazanmaların hepsi.

Duvarları kara yürümelerin gayrı.

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Yuvadan düşen tüysüz kaybetmeler.

Acısız ölümler...saksılar...düşler...

Ayazı henüz karanlık sabahların.

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Sesler sararıp döküldü kulaklardan.

Sesler kurudu...

Sesler ayaklar altında...

Sesler kırıldı.

Sesler öldü...

Duymaz oldu taşları kaldırımın.

Sağır içimdeki çocuk...

Kanıyor piyano parmakları kuştan akşamların.

Uyuyakalıyor sızıları defterimin.

Bakışlarının dizlerine uzanıyor çocukluğum,

Ne zaman geçip gitsen benden.

İçimde bomboş bir mezarlık var yalnız beni bekleyen...

Ölüm bile yapayalnız...

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Ağlamalar sessiz.

Saklanmış tüm yagmurlar belki.

Bulutlar pişman...

Ak kinlerin kirlenme arzusu dişlerini sıktığın her an.

Tersine yürünen zamanlar pişiyor tencerelerde.

Tahta kaşıklar kadar masum 

tüm köylü sevdalar...cümleler...cümleler...

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Ve dizleri üzerine düştü şiir...

Boynu vuruldu son noktanın.

Virgülü göz yaşın bulutunda gülüşünün.

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Ve tüm kazanmalar kaybetti çoktan yarınlarını...

Avcu kan hayaller avlusu...buğday sofralar soğuğu hayalin...

Gök düştü.

Kimsesiz artık tüm savaşlar.

Kaybetti kalem...

Kaybetti kalemi...


23.17 

an;asla durduramadığın bir musluğun gözünden,bazı bazı akan o bir damla suyun çığlığından yazıyorum bunları sana zamanı gecenin...kapat gözlerini.ıslanmasın rüyaların.