5 Eylül 2021 Pazar

Dudaklarından düşse bir parça kırıntın

Dudaklarından düşse bir parça kırıntın,

Beklesem.Beklesem.Beklesem...

O bir parça ile doysam uyansam

Ömürlük açlığımdan.

Dudaklarından düşse bir parça kırıntın,

Un ufak olsam,dağılsam...

Yağmursuz kalan öksüz yazıma,

Duam olsan.

Islansam dudaklarında.

Dudaklarından düşse bir parça kırıntın,

Üşüsem tekrar cennetsiz düşlerimde.

Kapasam gözlerimi dizlerinde.

Göğe tercih etsem yüzünü...

Dudaklarından düşse bir parça kırıntın,

Avuçlarımda erise güzel yüzün,

Yüzümde soğuyup can bulsa yeniden sonra.

Ah.

Aaaaah.

Dudaklarından düşse bir parça kırıntın,

Gök yüzünde kapsam onu,

Teslim etsem ılık sahibine...

Nefesini içsem içime keşke.

Dudaklarından düşse bir parça kırıntın,

Doysam sonsuzluğum boyu sesinle.

Gömülsem bir saksı kadar yerde özgür düşlere.

Dudaklarından düşse bir parça kırıntın,

Ve dudakların azraili olsa sıska canımın,

Alsa canımı...

Dudaklarından düşse bir parça kırıntın,

Ve ben açlıktan ölsem bir akşam üstü o semtte.


21.59 yoruyor günler sevgilim.bastonu yok mısralarımın.






20 Ağustos 2021 Cuma

Seni gizledim avcuma.

Seni gizledim avcuma.

Seni çizdim göğüme.


01.13

Sevdim.

Sevdim.

Kanımı etimi söktüm tenimden.

Sevdim.

Bekledim.bekledim.bekledim.

Sevdim.

Un ufak dağıldım.

Özledim.

Ağladım.ağladım.ağladım.

Sevdim.

Sarardım.döktüm tüm yapraklarımı.

Kış oldum.

Sevdim.

Yoksun kaldım sevgilim.

Yoksun.kaldım.sevgilim.

Sevdim.

Ps: yağmurun ıslatamadığı cümleler var göğümde.

01.03


20 Temmuz 2021 Salı

Senin bir şehrin vardı.

Senin bir şehrin vardı.

Her sabah,sen şehrinden çıkardın ben şehrine girerdim senin.

Bir yolun sonunu sen ,başını ben sulardım sanki.

Aynı yola,sen başka ben başka anlamlar ekerdim belkide.

Senin bir şehrin vardı.

Arnavut kaldırımlı rüyaların ceplerinde.

Şarkıların rüzgarında salınıp dans eden mumların bir de.

Senin bir şehrin vardı.

Hiç kimse suçlu değildi,

Nefes al derinden,hafifle.

Uzan kağıdıma...

Kapat gözlerini.Sağ yaşlarını içinden...

" İnsan özgürdür " bağırdı bir yazar.

Özgürlük...Özgürlük...

Avlusu sen bir göğün mahkumuydum oysa ben.

Senin bir şehrin vardı.

Ve benim bu şehre girişim yasaktı.

Kaçağıydım bahar bahçe gülüşlerinin.

Senin bir şehrin vardı.

Ve benim cahil çocuk umutlarım...


13.34







6 Temmuz 2021 Salı

Topuk dikeni sevdalar atlası.

 Seni seviyorum.


23.21


Adımları sızlayan bulutların esintisinde,

Şiir yazıyor çocuk kuşların kanat çırpışları...

Ağlamaklı akşamların tozlu sıcağı.

Ensesi üşüyor avuçları terlemiş korkuların.

Cebi sökük düşler durağı gülüşün.

Porselen demlik,

Tozlu köy akşamı bir çay camda.

Tabağı rüya,

Azığı sensin belime bağlı umutların.

Adımları sızlayan bulutların esintisinde,

Şiir yazıyor çocuk kuşların kanat çırpışları...

Saçların yaz kokuyor sevgilim,

Gözlerin temmuz...



25 Haziran 2021 Cuma

Düşecek gözlerinden şehrin ışıkları.

Yetmedi zaman.

Yetmeyecek.

Sığmayacak avcuma şiirler.

Kurumaz saçların.

Yağmurdan kaçıyorsun oysa.

Islanacaksın.

Yetmedi zaman.

Yetmeyecek.

Uçmayı öğrenemeyecek yuvadaki kuşlar.

Düşecek gözlerinden şehrin ışıkları.

Annesi terkedecek hayallerini.

Yetmedi zaman.

Yetmeyecek.

Anlatmayacak masallar gerçekleri yine.

Ağlamayacak üzerine düş çizilmiş dudaklar.

Yetmedi zaman.

Yetmeyecek.

Pencerede akarken son bulacak tüm yağmurdan sevdalar.


01.43


3 Haziran 2021 Perşembe

bir çivi çakıldı avcuma.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Kıymık kıymık bir ağaca asıldı ruhum.

Susuzluktan kurudu dilim damağım.

Denizi örttüler sonra üzerime,

Tuzla yaktılar düşümü.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Sıcacık al kanla yıkadım demiri.

Suyu dövdüm mavisinde memleketin.

Bir peygamber ektim üstümde beyaz buluta.

Suladım şiirden göğünü tanın.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Bir çocuk düştü geçmişin iğdesinden yere.

Camdan bir bülbül kırıldı ahında.

Gülüşü kan pas tadı bir öğlen uyudu dibine.

Çıplak ayaklı bir çocuk koşmaya başladı içimde.

Çakıldan bir geçmiş ısırdı topuklarını sonra.

Kan revan adı,

her gün özgürlüğü ile beslediğim penceredeki kuşun.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Hayın bir akşamüstü yağdı şehrin saçlarına.

Dilimde lal sevişmelerin saklambacı bir sızı.

Sussam şiir tutuşur,

Haykırsam bir çocuk ölür uzaklarda.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Bir isa kanadı nefesimde.

Kaçamadım değil.

Kaçmadım.

Ateşimi ateşle suladım.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Tüm merhametler yel oldu.

Ayaz bitti.

Yangın düştü olup ağacın dalından.

Üzüm gözünü açtı asmanın serin göğsünde.

Paslı bir çivi çakıldı avcuma.

Kan damladı.

Şiir çiçeği suladı saçında.


00.57