Sen,rengarenk bir rüzgargülü yemyeşil ağaçların yaprakları arasında,
Ben,uçan kuşları kıskanan bir deniz kaplumbağası belkide senin denizlerinde.
Nasılsın desen,sorsan bi ihtimal,
Karmakarışığım,yorgunum ilk defa tüm sayılarından bağımsız ömrün inan...
Koşuyorum köpeklerimle yarışırcasına ve ben kazanıyorum hep hala,
Seviyorlar beni çok galiba...
Koşuyorum atlar ile; tüm hayaller,tüm yarınlar ile...
Zıplıyorum kangurularla,değmek için ağaç dallarına,
Yetişiriz diye,
Kaçıyor tüm erikler kirazlar dallarından yapraklar ardına...
bir tane bile yemesem dahi.
Ve bu bana yetiyor.
Uçuyorum kuşlar ve tombul arılarla,çayırlarda durmadan dört nala...
Sen,rengarenk bir rüzgargülü yemyeşil ağaçların yaprakları arasında,
Ben,uçan kuşları kıskanan bir deniz kaplumbağası belkide senin denizlerinde.
Tosbağasıyım çocuk gözlerde tüm yarışların,düşlerin,denizlerin...
Kazıyorum köstebekler ile,geçmiş ile,ellerimde yorgun tüm günler ile...
Uzanıp su içiyorum aslanlar ile,sinekler ve valeler ile...
Süzülüyorum bir ornitorenk ile suyun ipek teninde.
Ölüyorum ısırılmış yakalanmış boynumdan bir karaca ile.
Konuşuyorum yağmur ertesi bir güneş sıcaklığında ışıl ışıl,bir salyangoz ile...
Ve boyuyorum heryeri binbir renk,yeni doğmuş güneşin sıcacık ışığı ile...
Yaşamak şu,yaşamak bu diyenleri de sevmiyorum sevgilim,açık konuşayım;
Yaşamak anlatılmaz,yaşanır çünkü sadece...
Yaşamak,bir sincaptan cevizini alıp kaçmak mesela.
Yaşamak,bir karga ile bile bile inatlaşmak belkide,kimbilir...
Ahkam kesmek,ağaç kesmek ile aynı cinayet benim için sevgilim...
Ah aah...
Sen,rengarenk bir rüzgargülü yemyeşil ağaçların yaprakları arasında,
Ben,uçan kuşları kıskanan bir deniz kaplumbağası belkide senin denizlerinde.
Bir saç telin düşmüş unutulmuş,gözden kaçmış,
eski bir mektubunun sayfaları arasında,
Ve bu bana yetiyor,inan...
09.21 kış baharı almış kollarına öpüyordu;
ve şüpheye düştü bir milyon kırlangıç,
uçsuz bucaksız mavi bir gökte asılı kaldı hepsi, odadaki bir gün önceki partiden kalan uçuşan yorgun balonlar gibi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder