Sevda bu; gül yaprağı,düş kokusu kadifeden.
Aşk bu; kol kırılır da içinde kalır sır,
Değirmenler dahi kırılır,kaynar da tüm kırıklar bir bir sıra ile,
düşler mendile sarılır,saklanır da ve gecesine ay...
Sevmek; sevgilim,dudaklarda titrer,
çatlaklarına ekilir en güzel mısralarından ekinler,
Öpsen ölürsün;
En güçlü zehiri yaşamanın belkide,
Bilirsin,nefesler seni henüz terketmemişken canlı canlı gömülürsün,
Bilirsin,
Ve yine de;
Kefenler,bembeyaz kağıtlardan yazılmış sevdalara sarılır...
Bu yalnızlıkları özler tüm ölüler;
Et küser,yorulur ve çürür toprağın uğruna da,
Ruh kırar kabuğunu etinin,kanatlanır havalanır.
Ağaçlar titreşir yel ile,yapraklar alkış tutar kuş kanadı ruhların ardı sıra göklerine...
Tüyler,kader-i mahşerine ürperir teninden sadece...
Sevda bu; gül yaprağı,düş kokusu kadifeden.
Aşk bu; kol kırılır da içinde kalır sır,
Değirmenler dahi kırılır,kaynar da tüm kırıklar bir bir sıra ile,
düşler mendile sarılır,saklanır da ve gecesine ay...
Nakaratı bir haziran yeli ikindinin gölgesinde belkide,
Belkide sevmek en mühimi,sevgilim,
Tüm yaşamaların ve fetihlerin ötesinde...
10.42 kesilen fetvalar sessizliğinde köşebaşı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder