12 Eylül 2024 Perşembe

çocukluğum kaç yaşındasın söyle


Dut ağacı ve sanki kumaş yapraklar akşamı.
Bir tas su.
Kaynayan sütler sabahı.
Salondaki ocak,yanan odunlar ve külün rengi.
Ateşin akşam ninnisi.
Su kabağı kepçeler ve bardaklar.
Burnumda kabağın huzurlu kokusu cennetten.
Pervaneler ve gecenin balkon sessizliği.
Işığın sesi.
Kurbağaların akşam şiirleri.
Güçsüz ampuller yolu gecenin.
Çeşmenin hiç durmayan sesi.
Ahır samanlar ve bebek danalar.
Sessiz kediler ve penceresiz evler.
Naylon pabuçlar tüyden hafif düşler.
Tozlu sesiyle yaşlı bir radyo.
Hiç açılmayan bir televizyon.
Gaz lambası ve keçenin sesi.
Keçiler ve satranç.
Olimpiyat şampiyonu tavşanlar ordusu.
İpe bağlı ağustos böceği ve çam kurusu oyuncak arabalar.
Yengeçler ve ıslak kuytular.
Sapan gülüşler.
Sincaplar ve kelebekler.
Kurumuş çam iğnesi yollar ve ormanlar,
Her adımının çıtır çıtır sesi.
Kayadan yollar ve uçurumlar.
Yosun kaplı beton kaydırak kanallar.
Arılar ve acılar.
Kocaman uçsuz bucaksız bahçeler ağaçlar.
Kulağıma fısıldayan ezanlar.
Mis kokan resimlerden güzel çiçekler.
Sular ırmaklar.
Taş oyuklardan içilen tertemiz lezzetli sular.
Dua dolu dudaklar.
Saçlarımı koklayan,günü döven,kendine merhem süren öpüşler.
Ilık rüzgar geceler.
Pencereden çişler ve geceler.
Toprak damlar ve manzaradan düşler.
Sıska köpekler ve ağlayan eşşekler.
Kaçıncı dünya savaşım aynı günde kimbilir bu bilmem.
Çocuk gözlerimde nagazakiden de büyük kakadan bombalar ve uçan inekler.
Üzerinde kuruyan kanlar,merhem çalınmayan onlarca yaralar.
Tüm şu aptalca savaşlar.
Çocuk kafamda her şeyden kaçtığım hayaller ve düşler.
İçinde yüzdüğüm sarı okyanusum,
tozlu buğday denizi kilerler.
Ve tozdan ıslanan gözlerimde bir dalıp,tavana nefes almaya çıkan tüm o kanbur balinalar.


18.43 çocukluğum kaç yaşındasın söyle.

11 Eylül 2024 Çarşamba

Bir aslan büyüyor içimde


Bir aslan büyüyor içimde şiir dinleyerek.
Şiir içiyor,şiir yiyor yavru bir canavar içerimde bir yerde yemek için yalvararak.
Henüz çıkmamış dişine kan sürüyor bebeğin bir şair.
Bir anne sütünü doğuruyor sancılarından derip,
Bir aslan büyüyor içimde ruhunun kumaşına sinmiş kurumuş kanı ve kinini kağıdıma serip.
Bir aslan büyüyor içimde şiir çekerek nefesine.
Mısra mısra topluyor ağaçlardan zeytin diye annem beni...
Düşmanlarım kaçıyor benden bilmem neden.
Düşmanını özler mi bir yiğit,yüz yıllık savaşlarından düşünüp...
Devir yanıyor kardeşim.
Devir üşüyor dostum.
Yanana su dökmüyor,üşüyene sarılmıyor bugünler.
Düşmanını özler mi bir yiğit,yüz yıllık savaşlarından düşünüp...
Bir aslan büyüyor içimde kinini içip her susayışında.
Ateş döküyor başından yıkarken dünü yüzünden,
Kül sürüyor kan kırmızı gömleğine su ile ırmağından.
Bir aslan büyüyor içimde şiir dinleyerek.
Merhemi hatırdaki cümleler bu yaranın.
Gözlerinden sağıyorum zehrimi,
Isırıldığım yerden yine yani...


14.37 dünyanın en zehirli şiiri.

Bir diğer yüzü


Vardır insanların düşünceleri.
Bazen iyi...Bazen kötü...
Herkesin vardır  bir diğer yüzü.
Sakladığı bir diğer yüzü.
Herkesin vardır karanlık bir yönü.
Herkesin içinde bir iyi...
Herkesin içinde bir kötü...
Anlamıyorum insanları içindeki bu öfkeyi bu kin duygusunu.
Bu bazen iyi bazen kötü..
İnsanlar sadece saklıyor bu duyguyu bir sır
olarak.
Aynı anda hem iyi...Hem kötü.Bazen kötü duygular da yardımcı oluyor bana...
Bazen iyi duygular bile rahatsız ediyor beni...
karışıyor kafam ama bir yön veriyorum.
bazen gerçekten bağırmak, kaçmak istiyorum.
Ama doğru olanı seçiyorum.
Gerçek ne kadar acı olsa da bunu saklıyorum...

20.18 sen


* düşüncelerinin büyüklüğü ve gücü karşısında titriyorum güzel çocuk.Çok etkileniyorum başardığın her adımdan.Seni seviyorum.Yaptığın her şeyi doğru yapıyorsun,sakın çekinme lütfen;hatalarından bile...Çok kısa zaman içinde beni kat be kat geçeceğine eminim.Bunu görüyor ve hissediyorum çocuk.Bu yazdıklarını, hatalarını düzeltmeden saf haliyle yayınlıyorum bu arada.Gelecekte baktığında bu yazdığına tekrar,en değerli ve en güzel hissiyatının böyle olabileceğini iyi bildiğimden bunu yapıyorum.Bunu bilmeni istedim.Eline,emeğine,uğraşına,tüm güzel çabana,eşsiz zihnine ve düşüncelerine sağlık.Çok beğendim.Teşekkür ederim benimle paylaştığın için.Seni seviyorum çocuk...

11.29 ben.


7 Eylül 2024 Cumartesi

Ölüm yıkadı yüzümü,cehennem küllerimi topladı


Ölüm yıkadı yüzümü.
Cehennem küllerimi topladı.
Yapraklar düştü yeşilinden.
Gök geceyi tutup öptü buzdan dudağını.
Otuz dokuz basamaklı bir ömür düştü düşlerinden.
Ölüm yıkadı yüzümü.
Cehennem küllerimi topladı.
Ters döndü mermiler,dans etti dualar kayan yıldızlar gibi göklerde.
Üzümler kurudu dalında.
Kediler şarkı söyledi rüyamda.
Ölüm yıkadı yüzümü.
Cehennem küllerimi topladı.
Su,bardağına sırtını döndü.
İçimde yangınlar söndü.
Acılar çiçek açtı kalbimin karlı çayırlarına.
Zamansız esti kış otlarımda.
Ölüm yıkadı yüzümü.
Cehennem küllerimi topladı.
Ben döküldüm dudaklarında dalından.
Öldüm.
Kabul etmedi toprak ruhumu.
Kovuldum bir defa daha sürgün ruhumda ömürden.
Hortladı da çürük tenden,soğuk kemikten şiirlerim son demimde.
Öldüm dedim,
Ama ölemedim emrinden.
Ölüm yıkadı yüzümü.
Cehennem küllerimi topladı.
Son nefesim sararıp koptu dudaklarımdan.
Ve genç kızlar dans etti henüz çürümemiş taze mısralarımın kabrinde.

Ölüm yıkadı yüzümü.
Cehennem küllerimi topladı.


22.11 ve tırtıl yedi kuşu falında...

6 Eylül 2024 Cuma

kan revan tüyleri hem gündüz hem gece

 
bir gövercin kanatlarını yoluyor sevgilim.
kan revan tüyleri hem gündüz hem gece.
bir şeylere dönüyor dönüşüyor elbet insan sevgilim.
elde değil yaşamak yada yaşamamak biliyorsun...
biliyor ama susuyorsun içine yine de...
bir gövercin kanatlarını yoluyor sevgilim.
kan revan tüyleri hem gündüz hem gece.
bir şeylere dönüyor dönüşüyor elbet insan sevgilim.
seçim yapmak elimizde ve fakat.
ötelerden altın tüylü bir kartal olamadım ben belkide.
bahçem kocaman,çiçeklerim cennetten çalar renklerini ve düşer yer yüzüme ama...
ben sesi bed bir kuzgun çatıda belki,
bir bahçevan çayırlarda belkide.
tüyü kara bir güneş gibi parlıyordur ben gülünce bilmiyorum belkide.
bir gövercin kanatlarını yoluyor sevgilim.
kan revan tüyleri hem gündüz hem gece.
sevdamı koruyorum napim bilmiyorum başka diyor,deli misin diye sorulunca...

* gövercinin intiharı.düşen bir meleğin ıslak gözlü,göğe uçuşan göğe yağan,yukarı akan dağılan düş yaşları...
düşen bir meleğin ıslak gözlü,gülen yüzlü son aryası.öz kıyımı yaşamının...

10.34 fin.

Düşe yazdım,düşmedim


Beli kırıldı düşlerin.
Düşü öldü tüm gülüşlerin.
Sırf sen dokunacaksın kağıttan tenime diye,
Ben kendimi vuruyorum her gece yeniden.
Bir demlik çay içiyorum düşünürken artık,
Yaş aldım sanırım.
Beli kırıldı düşlerin.
Dağlardı,uçurumdu çocuk parklarım.
Elimi tuttu sevdan.
Düşe yazdım,
Düşmedim...
Beli kırıldı düşlerin.
Karardı gece oldu öğlen bir anda sonra,
Güneş öldü sandı dünya.
Bir meyve yarasası oldum kalbinin ılık mağarasından kaçıp,
Uçtum uçtum ağzımdaki türküler kadar uzaklara.
Sonra tutundum bir elmaya nefes nefese,
Sarıldım sımsıkı,kapatıp kör gozlerimi güçlüce yine de.
Ve ağladım bitene kadar bizi kandıran,katil bir öğlenden bozma sahte o Allahsız gece...
Beli kırıldı düşlerin.
Kanat kırdı serden geçip,
Bir ömür kurudu sevdamdan düşüp...


10.01 bir gövercin kanatlarını yoluyor sevgilim.kan revan tüyleri hem gündüz hem gece.bir şeylere dönüyor dönüşüyor elbet insan sevgilim.elde değil yaşamak yada yaşamamak biliyorsun...biliyor ama susuyorsun içine yine de... bir gövercin kanatlarını yoluyor sevgilim.kan revan tüyleri hem gündüz hem gece.bir şeylere dönüyor dönüşüyor elbet insan sevgilim.seçim yapmak elimizde ve fakat.ötelerden altın tüylü bir kartal olamadım ben belkide.bahçem kocaman,çiçeklerim cennetten çalar renklerini ve düşer yer yüzüme ama...ben sesi bed bir kuzgun çatıda belki,bir bahçevan çayırlarda belkide.tüyü kara bir güneş gibi parlıyordur ben gülünce bilmiyorum belkide.bir gövercin kanatlarını yoluyor sevgilim.kan revan tüyleri hem gündüz hem gece.sevdamı koruyorum napim bilmiyorum başka diyor,deli misin diye sorulunca...

* gövercinin intiharı.düşen bir meleğin ıslak gözlü,göğe uçuşan göğe yağan,yukarı akan dağılan düşleri...
düşen bir meleğin ıslak gözlü,gülen yüzlü son aryası.öz kıyımı yaşamının...

4 Eylül 2024 Çarşamba

terk edilen köylerin yalnızlığı katlı cebimde

 
- gidene mi zor sence kalana mı ?

- yüreğine bağlı sevenin bence.içinde esen rüzgarına bağlı.rüzgarın yaralarını okşamak için mi esiyor yoksa kesmek için mi yüzünü.buna bağlı bence.konu ayağını bastığın yerle ilgili değil yani bana göre.
Rüzgarın yaralarını sarmak için mi yoksa seni bıçaklamak için mi esiyor içinde sence ? 

- bilmem.kalbim acıyor sanırım.

- yelin merhemin olsun.amin.


12.36 terk edilen köylerin yalnızlığı katlı cebimde.yazılan kısmı içeriye doğru katlı her zamanki gibi.sihri kaçmasın yazılanların diye.taze kalsın diye belkide.okurken çıtır çıtır tadı kalsın diye dilinde,zihninde.