19 Kasım 2023 Pazar

Rüzgara bırakmayı seviyorsan yüzünü saatlerce

Broken Twin dinledim akşam boyunca bugün.Suyun üzerine uzanıp göğü izlemek gibi bir şey tüm öğleden sonra sanki.Rüzgara bırakmayı seviyorsan yüzünü saatlerce iyi gelecektir bilesin.Bazen kapatıyosan gözlerini ve bazen açıp tek başına gülümsüyorsan nedensizce göğe,buluta.Doldur bardağını iç sıcak sıcak bence.

With a silver ring
And a mind overage
Did you come to belong
Did you look for the light
And did you feel the fire
Did it move you at all
What was i but a glimpse of a time?Time
In your life
I look through my mind
But all that i find
Is a permanent flow
And it's written everywhere
And it's running down my face
But it's all that i know
Did you run any risk
Or believe in a sign
But i'm losing my mind.

glimpse of a time şarkısının sözleri.Ne şiir,ne şair.

22.32



Geliyor yine kıyameti uyuşmuş düşsüzlüğümün

Boynuma sarılı bir atkı var sessiz ve ılık.
Rüzgar çekiştiriyor bir kolunu ardımdan geriye.
İki boyutlu siyah beyaz bir dünyada asılıyorum rüzgar tarafından sanki.
Darağacım dudaklarının rüzgarı,ılık bir fısıltısı nefesinin...
Bir çay bardağı kadar sevdalı belki kışına.
Bir damla duman,sıcaklığına küsen dem ki...
Boynuma sarılı bir atkı var sessiz ve ılık.
Mevsim kasım.
Geliyor anma günün yine,
Geliyor yine kıyameti uyuşmuş düşsüzlüğümün...
Mevsim arnavut kaldırım.
Mevsim eski bir sokaktan dar caddesi gençliğimin...
Boynuma sarılı bir atkı var sessiz ve ılık.
Tayfun bile bilmez oysa.
Yalnız sen ve ben...
Otobüs duraklarından bir kalesi var hayallerimizin.
Bir çiçekçisi var en güzel çingene düşlerimizin sanki.
Boynuma sarılı bir atkı var sessiz ve ılık.
İnsanlar gelip gidiyor yolların asla durmaz yürüyen azgın ırmağından...
Ve ben musasıyım her gün aynı yolların.
Gözüm görmüyor yolların yada kağıtların çizgilerini...
İnsanlar kızıl bir deniz.
Sen ölümsüzlüğün suyunu içmiş elimdeki çınar.
Boynuma sarılı bir atkı var sessiz ve ılık.
Ve zehrin yaramı yıkadığın merhemim...
Bir doktor,bir yılan...
Kim ölüm kim şifam.
Boynuma sarılı bir atkı var sessiz ve ılık.
Mevsim kasım.
Geliyor yine kıyameti uyuşmuş düşsüzlüğümün...


21.51 sen dur ey gassal,yağmurlar yıkar beni...





28 Eylül 2023 Perşembe

Kemikten hapishane

Kalbim göğsümü yumrukluyor bir kafesmiş gibi.
Kemikten bir hapishane sanki.
Doğmak istercesine anne karnında bir bebek gibi.
Yırtar gibi onu koruyan zardan bir camı.
Yırtıyor dünlerimi benden.
Kalbim göğsümü yumrukluyor bir kafesmiş gibi.
Kaçıp gitmek istiyor benden sanki.
Sevmedi beni belkide.
Yalanlar örüyor kendine.
Derdi nedir söylemedi de hiç ama.
Oysaki beraber başlamıştık nefes almaya biz seninle.
Kalbim göğsümü yumrukluyor bir kafesmiş gibi.
Yoruldum sanki.
Sıkıldım.
Tükendim belki.

Kalbim göğsümü yumrukluyor bir kafesmiş gibi.
Yağmurlar çağlayan olmuş düşüme.

00.56 garip bir sıkıntı çiçek açtı içimde.


24 Eylül 2023 Pazar

Eskimiş yaşlı bir bardak kahve elimde sabahtan kalma

Eskimiş yaşlı bir bardak kahve elimde sabahtan kalma.
Soğuk mu soğuk.
İçilmez bu beee demeler başımda bir de.
Acı mı acı.
Kırk yıl hatrın var mı var.
Gururlusundur bilirim.
Düşmeyi sevmezsin.
Yerde olmayı hiç ama hiç.
Gözlerin yaşlı.
Minnet eylemez savaşan ruhun bilirim.
Yanmayı yeğlersin hatta.
Eskimiş yaşlı bir bardak kahve elimde sabahtan kalma.
Soğuk mu soğuk.
İçilmez bu beee demeler başımda bir de.
Acı mı acı.
Kırk yıl hatrın var mı var.
Gözlerin yaşlı.
Söz dinlemez özgür yılkı ruhun bilirim.
Bağlanmayı sevmezsin.
Ağzında gemi,sırtında yuları ipi...
yalnızlığı,düşsüzlüğü dostsuzluğu.
Sevmezsin bilirim.
Eskimiş yaşlı bir bardak kahve elimde sabahtan kalma.
Soğuk mu soğuk.
İçilmez bu beee demeler dolu başımda bir de.
Acı mı acı.
Kırk yıl hatrın var mı var.
Üç ay demiş salağın teki ayağa kalkmana.
Ah bilmemki seni neden bilmezler.
Acı mı acı.
Kırk yıl hatrın var mı var.
Domuz gibisin bilirim.
Yarın ayağa kalkarsın,
çiçekleri sularsın,
kediye kızarsın belki başını okşarken,
Pencereden bakarsın belki,
sevdiklerini sararsın belki tütün diye avcuna artık.
Üflersin bizi tüm dinmeyen ağrılarına.
Bir çocuğun ellerini öpersin defalarca sonra.
Durmazsın,sevdiğini fısıldarsın.
Bir çocuk dualarını yazar defterine sonra.
Bilirim sen yazılan duaları bile duyarsın.
Eskimiş yaşlı bir bardak kahve elimde sabahtan kalma.
Soğuk mu soğuk.
İçilmez bu beee demeler başımda bir de.
Acı mı acı.
Kırk yıl hatrın var mı var.
Erimişsin biraz,
Ama
Kar suları gibi güzel,baharı sular gibi candan.
Yakışmış yine sana merak etme.
Gözlerin yaşlı.
Sık dişini az biraz.
Bilirim yatamaz savaşan ruhun asla bir yatakta senin.
Dinlemezsin doktoru hemşireyi,anayı babayı sen.
Solun durmaz senin,
Kalkar göğe o da bikaç güne...
Bilirim.
Eskimiş yaşlı bir bardak kahve elimde sabahtan kalma.
Soğuk mu soğuk.
İçilmez bu beee demeler başımda bir de.
Acı mı acı.
Kırk yıl hatrın var mı var.
Gözlerin yaşlı.

Üzülme sen hiç lütfen.
Bir damla bile kalsan sen asla dökülemezsin.

23.12 unutma ihtiyar,dünlerini.hatırla kendini.sık dişini biraz.dayan.zor evet biliyorum.biliyorsun.üzülme sen.seni daima içmeye doyamayan,daima içmeye hazır,seninle dopdolu bir ailen var.daima.

haydi babam.çabuk.çarçabuk.özledik.herzamanki gibi kapıyı sen aç bize yine olur mu.amin.












Benim oyunlarım benzemez sizinkine

Benim oyunlarım benzemez sizinkine.
Altın toplamam zıplayıp.
Yarış arabalarını sürmem mesela öldürmeye.
Zarar vermem yaşayana,yaşamayana.
Çimene yada ağaca.
Benim oyunlarım benzemez sizinkine.
Değişmem kağıttan değer biçmelerinize hiçbir şeyi.
Ne toprağımı,ne tavuğumu nede keçimi.
Ne bir gülüşünü uzaktan,
Değişmem.
Benim oyunlarım benzemez sizinkine.
Satmam düşümü,dostumu,yuvamı.
Düşmem ateşe,savaşa,para dediğiniz kağıttan yalanlara.
Bilmem nedir zengin nedir fakir,
Şehirlerin yalanıdır size o.
Benim oyunlarım benzemez sizinkine.
Ağaçla konuşurum,kırlangıçla şiir okur,
Akan sular ile gülüşürüm.
Koklarım bir gülüşünü ateşten.
Benim oyunlarım benzemez sizinkine.
Satmam kendimi bine,on bine,yüz bine.
Terketmem kendimi boş işlere.
Satmam düşlerimi milyona.
Tüten ateş ile sevişirim.
Sonra,
Sac üstünden pişer o sıcacık gülüşün,
Dumanın değer gözüme, yerle bir olur ruhum.
Gözüm ıslanır, kuduz kalbim beni ısırır.
Sürerim bir gülüşünü merhemden tuzdan geçip,
En acıyan yerime.
İyileşir çocukluğum,kabuk tutar dünüm.
Benim oyunlarım benzemez sizinkine.
Kopmam ağaçtan,kuştan,candan,dosttan,yurttan.

Benim oyunlarım benzemez sizinkine.
Terketmem ruhu edepten,sevdayı yürekten.

21.56 kolay mı değil mi bilmem hiç.kendin olmak esas.terketme kendini.terketme istediğini.terketme düşlerini.terketme düşlediğini.kolay mı değil mi bilmem hiç.kendin olmak esas.terketme kendini.




10 Eylül 2023 Pazar

Fallen

Bir bakışın asılmış düşüme hayalime,
Sallanıyor ruhumdan kalbime salıncağın.
Bir mutluluk,bir dert ve serince bir rüzgar,
Öpüyor yüzümü yüzün.
Yüreğim tutuyor.
Korkuyorum.
Kendimden.
Korkusuzluğumdan.
Tutamam diye kendimi.
Bir bakışın asılmış düşüme hayalime,
Sallanıyor ruhumdan kalbime salıncağın.
Bin mutluluk,bin dert ve derince bir kabri azap,
Öpüyor zehrin dudağımı.
Ayaklarım kara su.
Bir ağaç...bir kedi...bir tavşan...
Düşüyorum.
Kendimden zifre.
Günahlarımla,günahlarımdan.
Bir bakışın asılmış düşüme hayalime,
Sallanıyor ruhumdan kalbime salıncağın.
Bir rüyadasın.
Bir rüya.
Gözüm açık mı değil mi bilemiyorum artık.
Kaybolmuş gönlüm yağmursuzluğuma.
Adın yağmur içimin kumdan okyanusuna.
Bir bakışın asılmış düşüme hayalime,
Sallanıyor ruhumdan kalbime salıncağın.
Bir ağaç...bir kedi...bir tavşan...
Ölüyorum.
Toprağımda büyüyorum.
Bir hayalden bir gerçeğe doğuyorum...
Bir bakışın asılmış düşüme hayalime,
Sallanıyor ruhumdan kalbime salıncağın.
Kapatıyorum gözlerimi.
Salıngaç rüzgarları başımda.
Üşüyor ıslak yüzüm.
Bir yerdeyim bir gökte.

Bir bakışın asılmış düşüme hayalime,
Sallanıyor ruhumdan kalbime salıncağın.
Kaşım sekiz dikiş...
Kalbim doksan dokuz...

19.54 bir köy eviyim dağbaşında.içimden bir dut ağacı uzanır göğüne kainatın.toprak dam.toprak testi.kokusu memleket bir su düşer su kabağına.bir şiir çam kabuğuna.gaz lambası.gece feneri.bir köy eviyim dağbaşında.adı Toros atımın.kağıt gemim.yosun kanalım.derdimi yengeçler süzer.bir köy eviyim dağbaşında.bir yusuf düşer korkusuz gülerek kızgın ataşa.açıktan bir beton pencere.mısırdan zeytinden bir bahçe.dama sonsuz bir ağaç merdiven.derdim huzurum.mutluluk tezek kokusu.bir köy eviyim dağbaşında.





26 Ağustos 2023 Cumartesi

Ağustosun böceği


Sen ağustosun böceği.
Ben yabanın arısı.
Neresine dokundun gönlümün bilmem hala.
Neresine sakladın yazdıklarını ruhumun derinliklerinde,
bulamadım hiç.
Sen ağustosun böceği.
Ben yabanın arısı.
Gezegen dönüyor sevgilim farkında mısın.
Ve zaman bir yalan insanın dilinde,
babaevinde,hiç yenmeyeceği bilinse de kuruluyor bu konserve yalanlar daima.
Yani üzülme sen.
Ademoğlu kendini kandırıyor koluna taktığı kelepcesinde hala.
Zamanın kumlarını döküyor sanıyor kolundan kainata...
Sen ağustosun böceği.
Ben yabanın arısı.
Neresine sindin gönlümün bilmem hala.
Neresine yaktın dualarını ruhumun derinlerinin,
bulamadım hiç.
Sen ağustosun böceği.
Ben yabanın arısı.
İçimde bir yerde bir piyano yanıyor cayır cayır.
Çığlık çığlık koşuyor çocuktan bir türkü kulaklarımdan acının üzerine.
İnatla çalıyor bir şair türküsünü yine de.
Elleri sızım sızım,şiir şiir kavruluyor,
yanıyor.
Yine de durmuyor ağacın yeşili,
Saka'nın şarkısı,
Derenin şırıltısı...
Sen ağustosun böceği.
Ben yabanın arısı.
Neresine döktün zehrini gönlümün bilmem hala.
Neresine sürdün dermanı ruhumun derinlerinin,
bulamadım hiç.

Sen ağustosun böceği.
Ben yabanın arısı.



20.34 an kanıyor houston,an kanıyor...astronot dediğin fezanın çobanları değil mi ki  yoksa.yıldızları güden çocuklar mı var göklerde.fezanın çobanı çıkmış göğüne ,bir türkü çığırıyor altındaki dünyasına.Dünya kanıyor çocuk,dünya kanıyor...yardım et ey Yaradan,insanoğlu yine yasak elmayı ısırıyor...


*  bir geceyarısının kutsal rahminde,beklenen o bembeyaz ay ölü doğuyor.biraz önce kaynayan o lav gibi kan,buz kesiyor o bir saniyesinde yüz yıl düşen gecenin gözlerinde...