30 Mart 2010 Salı

her adımın acıyacak gözlerinde...


her adımın acıyacak gözlerinde...yüreğine çiviler saplanacak her yürüyüşünde...ellerin yumruk yumruk kapanacak acıdan,gözlerinden demir kokan sıcak ağlamalar damlayacak ; yinede durmayacaksın,durmak istemeyeceksin,yürümek zorunda hissedeceksin kalbini ve canın acıya acıya adım atacaksın o zaman...

yada canını acıta acıta söküp atacaksın onu...her adımında aynı eski hatıralar ile aynı acılara sızılara dalıp, yüreğine kendi ellerinle çiviler saplayacaksın ; çünkü her adımında , ayağının altındaki o acının yokluğunu farkedeceksin..ve sevdiğine giden o sızılı adımlarında yürüdüğün yollarda ayağının altında hissedemediğin o acıları özleyeceksin...ve bu söküp atılan nasırlı sevdanda bu yokluk ,nasıl daha büyük bir acı olarak alev alacak yüreğinde hiç anlamayacaksın...

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır...doğru...yangın yangın alevlerin içinde yanıp kıvranırken tenin yar'a bakarken , içinde ta derinlerde bilmediğin bir zirvesinden göklerin , ruhuna karların düşmesidir...ellerin cayır cayır yanarken avuçlarının üşümesidir aşk... yanan teninde üşüyen yürektir ...

dergahın sadık üyesi ve hizmetkarından hocasına saygılarım ile ...

Hiç yorum yok: