Sevda tozu sürülmüş yüzüne; süpürme kalsın ne'olur,
Nem olur,çamura döner yüzün;
bir adem doğar yüzünde,belki mecnun olur...
Hırka-i saadetim,kadim tozum toprağım,mukaddes tozlardan eşsiz kuyum...
Beş asrım,otuzdokuz hafızım,kaside-i bürde'm...
Sevda tozu sürülmüş yüzüne; süpürme kalsın ne'olur,
Istırap olur,çile açar gözlerinin bir damla çiğinde,
belki kainat olur...
Bırakma gözlerimi,bırakma ellerimi ne'olur,
Gökler taş olur,yıldızlar düşer kıyamet olur,
Mahşer düş'tü,gerçek olur,yarış olur koşmak sana anadan üryan ayaklarımda...
Bırakma gözlerimi,bırakma ellerimi ne'olur,
Yağmurlar göç eder dualar ile dudaklarımda,
Susuzluk; çöl olur,kerbela olur sensizlik,
yokluğunun çile seferlerinde...
Nefes tükenir kalmaz da,kapanır gözlerde değersiz şu et-i suret,
Yol,sana çocuklar gibi koştuğum bir mahşer,sırat,ahiret olur...
Sevda tozu sürülmüş yüzüne; süpürme kalsın ne'olur,
Dem olur,sevdaya döner yüzün;
Bir güneş doğar yüzünde,bir gezegen cennetin yeşili,bir damla mavi su açar cennete gül olur...
Sevda tozu sürülmüş yüzüne; süpürme kalsın ne'olur.. .
Toplarım bir bir yüzünden bütün kırıntılarını,
Düşerim tozların kuyusuna yusuf misali,
Yunus olur içime yürürüm,susar,
Orada bir ömür,seni beklerim...
11.41 fiN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder