Bin yıldır tutsak ruhum etimin prangasında.
Bin yıldır savaşçıyım,beni yenemez günahların gözlerinde...
Delirmişim,deliyim.
Teşhise gerek yok,itirafımdır; sevdalıyım.
Mahkum eylesinler etimi,suretimi,dert değil;
Hangi esaret canımı yakabilir ki sevmekten daha gayrı,
Hangi dudakları tırmanıp geçip bir bir,değebilirim parmağım ucundan yüzünü bana aydınlatacak o kutsal yıldıza...
Bin yıldır tutsak ruhum etimin prangasında.
Bin yıldır savaşçıyım,beni yenemez günahların gözlerinde...
Galaksimin sekizincisi,kalbimin sevda gezegeni,
Uçamazsın hayır,kesin ip var...
Yuvan olmuş göklerim,
Hani inandığım,hani inandığımız o mucizeler,
Yalan mıydı yani peki;
O sustuklarımız,o fısıldaşdıklarımız,
ya o elele and verdiğimiz soğuklar...
Bin yıldır tutsak ruhum etimin prangasında.
Bin yıldır savaşçıyım,beni yenemez günahların gözlerinde...
Bir kupa kralı elinden merhametsizliğin,
Reaktif değersizleştirilen,ve cellat kırbaçları kanlı gururdan sırtımın...
Ah demem,demedim bir sefer...
Ve yüreğim sinek ikiydi bordo masa örtüsünde sanırım sevgilim.
Sözde kumarı sevmeyen,o kumarhane elleri ile haram kralların,
Bir koruma yalanı dilinde tüm o gaddar kupa kralı babaların,
Tüm maviden düşler ve o naif adımları güllerin.
Kanadı kırılan bülbülün düşüşü kutsal yaşamak ağacından...
Bin yıldır tutsak ruhum etimin prangasında.
Bin yıldır savaşçıyım,beni yenemez günahların gözlerinde...
Kapanmış çoktan o hayvanlar bahçesi kralın tahtından,
Ve unutulmuş bin asırdır altın kafesinde seni bekleyen yekpare kayadan dev bir aslan;
Unutulmuş göğsümün kafesinde aç susuz inleyen bir sevdadan,
Unutulmuş gözlerinden gözlerime mühürlü tüm o kor yeminler...
Bin yıldır tutsak ruhum etimin prangasında.
Bin yıldır savaşçıyım,beni yenemez günahların gözlerinde...
Korkum yok.
Düşmanlarımın bana biçtiği hüküm,korkutamaz beni asla,
Korkum yok; düşeceğim,zaten bende bir cennet...
Bin yıldır tutsak ruhum etimin prangasında.
Bin yıldır savaşçıyım,beni yenemez günahların gözlerinde...
Uzan tut ellerimi,topa tut,döv,yağmala beni tenimin surlarında "şahi" dudakların ile...
Fethet ruhumun şehrini,içimin şehirlerini sevgilim;
Bir çağı kapat,
dudaklarından dudaklarıma sapladığın,
ucu sevdanın zehrine değmiş hançerden bir öpüşün ile...
14.35 kulağımda,artık duyamadığım ezgisi sevmenin.uzaklardan gelen bir ağıt belli belirsiz uçup konuyor kulağımda bir gül dalına...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder