31 Ağustos 2026 Pazartesi

ve kozasında tırtılların düşleri


Yürek höyüğüm.
Yekpare taş'a yasla sırrını ve sırtını,
Bekle beni;
Bekle tenimin altında,yerler altında sana yazdığım şehirlerden satırlarımı;
Düşle kıymet bilmezlerden arınmış o tertemiz bahar suyu cennetin dallarından kopan ve süzülen sohbetlerimizi...
Çayı yudumladım,
Ölümün ardını öptüm ve geldim,sana döndüm sevgilim...
Yürek höyüğüm.
Yekpare taş'a yasla sırrını ve sırtını,
Bekle beni;
Bekle dökülsün üzerimizden şu hırsızlar,
Bu haysiyetsiz kalabalıklar anlamaz bilmezler bizi,
Bu mezar kazıcılar,haramiler ve şu etten kralların kifayetsiz soytarıları,
Bilmezler tüm o kutsal kadim şiirleri ve and'ları...
Sana bir sır,
Ölümsüzlüğü bulmadılar sevgilim;
Ölümsüzlüğü sakladılar.
Yürek höyüğüm.
Yekpare taş'a yasla sırrını ve sırtını,
Bekle beni;
Sana onsekiz bin yıllık antik bir kent bırakıyorum yüreğimden kazılı dağların altın yamaçlarına...
Hangi alemden gelmişler,bizden kazılanları hangi göklere serpeceklermiş kim bilir,umrumda değil...
Oysa ben;
Çıplak adımlarımın bastığı kadarım bu toprakta,
Öyle demiş sanki ölçülebilirmiş gibi beyaz önlüklüler,
Ve yirmibir grammış ruhum...
Haha...!
Oysa ağırlığı yok tüm şu kadim nur'ların,
havada usul usul süzülen bir tüy kadar dahi,tüm o ölümsüz nefeslerin.
Bir damla ateş yüreğe düşen her seferinde ve oysa;
Yakar tüm vücudumu sakızlardan nakışlı kızıl bir çam ormanı misali,
bir karıncanın ağzındaki bir yudum kadardır üstelik o bahsi geçen kıpkısacık zaman...
Yürek höyüğüm.
Yekpare taş'a yasla sırrını ve sırtını,
Bekle beni;
Bekle bahsini dudaklarımdan bir asır isterse,
Ve öp beni zamanı geldiğinde sevgilim,
sonsuzluğun çeşmesine dudaklarını dayamışsın gibi,
suyu incitmeden narince,susuzluğun çölünü nuh'un durmaz yağmurları ile sular gibi;
Öp beni,zehre sürülü olsa bile dudakların...
And'ımdır;
Ser'im ve tüm nefeslerim uğruna ve senindir...


09.58 karanlık sabahlar akşamı.ve kozasında tırtılların düşleri.söyle hangi kelebek doğsun kendi başına ki gülüşlerin açsın kenan ilinde...kesemem kozasını o düşün belki ama,taşırım sırtımda o yükü karanlıklar boyu ve tüm gece,dek,taa o düşlediğimiz güneşlerin köyüne...


Hiç yorum yok: