Benim;
Beyaz tüllerden ve utangaç yaz rüzgarından cenazem...
Konuşsam güzel görünür belkide,
Ama susuyorum sonsuza dek artık...
Alışılmışları tekrarlıyor uzun beyaz ceketli adam,
Herkes izleyebilsin diye sadece,
düşünemesinler üzerime hiç diye belkide,ezbere...
Beyaz tüllerden ve utangaç yaz rüzgarından cenazem...
Yaşamak zordu.
Ölmek kolay mı henüz hala bilmiyorum,
Uçuşuyorum beyaz tüllerde,
Yaşamaya devam ediyorum hala gözlerinde,
biliyorum...
Beyaz tüllerden ve utangaç yaz rüzgarından cenazem...
Seni yürüdüm.
Seni tırmandım.
Hiç yorulmadan hem de.
Boş yere nedenler arama,aramayalım;
Çünkü buldum,
Çünkü istedim,çok istedim...
Çok hissettim sevgilim.
İlk defa hissettim; nefes alan bir ruhu göğsümde taşıdığımı...
Çünkü...,
Neyse boşver.
Bırak başlasın sela'sı düşlerimizin,
Düşler ütopyamızın.
Kefeni sarılsın etimize,suretimize,
Tüm o durmalarımızın,
Tüm pişmanlıklarımızın...
Beyaz tüllerden ve utangaç yaz rüzgarından cenazem...
Üç tahta verecekler sana,
Kabrime in,ayakkabıların toprağımla ıslansın...
Adına çamur desinler varsın tüm o güzel aşk'ların,
Bırak sen sevgilim;
Üç tahta verecekler sana,
Bu son dileğim,
Hepsini üşümüş kalbime sapla...
22.37 oysa bir fatiha yeterdi bize; ekmeksizlik,hava civa...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder