Salyangoz ağacı,kurumuş hayallerin dalları.
Susuz yaz yüzünde,yağmurun duasına çıkmış parmak uçlarım.
Merhamet,şahlanan atımın adı güneşe karşı;
Yine de dizginleyemez beni,
Mızrağımı savurduğum sarısı ölümün,darısı öğlenin...
Umrumda değil kim kimi sevmeli,kim neyi giymeli.
Hangi renge boyanmalı duvarlar,veyahut
Hangi ölüm daha şanlı Tanrının gözlerinde...
Salyangoz ağacı,kurumuş hayallerin dalları.
Kaç hançer savruldu ardım geri,yada kaç bıçak kesti sırtımda yarınımdan düşleri...
Susuz yaz dudaklarında,yağmuru içip gelmiş saklamış senin için dudaklarım.
Sevda,kırık altın kafesinde yine de uçmayıp seni bekleyen bülbülün adı;
Bütün güller boynunu bükmüş selam durmuş hepsi senin önüne,güneşine sevdalı günebakanlar gibi...
Salyangoz ağacı,kurumuş hayallerin dalları.
Hangi su,kanatabilir ki gayrı göğsümden söküp çalıp zaten sen kitabın arasında kalmış kurumuş kalbimi...
Yalancı yas'lar kenti.
Pahalı mezarlıklar ve satın alınmış göz yaşları.
Dualar ve dilekler...
Salyangoz ağacı,kurumuş hayallerin dalları.
Ve yemin,olsun yavru siyah kedimin adı...
23.56 and verilmiş ölümlerin kaça bölünür mirası.