19 Temmuz 2026 Pazar

Bilmemezlik iksirim

 
Bilmemezlik iksirim.
İç cebimde,kalbimin üzerinde,gizli gözyaşı şişemdesin ve daima sen...
Ah o lezzetli hala taze dalındaki cahillik,
Ne kadar da güzelsin,
Ey bilmemek;
Ey göğe hayran güzel bakmayı bilen gözlerim,
Neredesin...
Bilmek istemiyorum bu karanlığı,içimdeki her köşeyi,keskin taşı...
Ey ruhumun en derini,
Cennet ve cehennemin taş mağaralardan kuytuları.
İçimin uçsuz bucaksız topraksız karanlık suları,
Ey gece denizi,
Ey fırtınalı gecesi okyanusların...
Bilmemezlik iksirim.
İç cebimde,kalbimin üzerinde,gizli gözyaşı şişemdesin ve daima sen...
Avcumun içinde saklı tuttuğum sızım,o kadim kıymık;
Dilimdeki o sessiz kutsal yara...
Dilimin parmak uçları hep yanıbaşında ama dokunmaya korkar daima;
Yine de dayanamam,dokunurum ara ara...
Kanatırım dünü,kuruyan kabuklar üzerinden hem defa.
Bilmemezlik iksirim.
İç cebimde,kalbimin üzerinde,gizli gözyaşı şişemdesin ve daima sen...
Güç elimde,avcumda,saklımda aslında daima;
Yine de titrek ellerimden kainatı kaldırıp içemem,
Sırf seni unutabilmek uğruna,
Seçtiğin gibi o lanetli yolu,
Seni terkedemem,üzgünüm...
O kadar güçlü değilim hala ve hala...


09.54 sazını döven mızraplar diyarında,bir türkü mektup yazıyor sevdiği kutsal hatırasına...

* içimi saracak ferahlık,uzak narin boynunu uzat haydi bana,alnını teslim et kuşatmalara mahal kalmadan binlerce ateşi içmiş,senin için savaşmaya daima hazır dudaklarıma...

Hiç yorum yok: