27 Temmuz 2026 Pazartesi

Sonra yüzüm sussun cevabını

 
Kalbim yalanı tükürmez bile sevgilim.
Patavatsız aptal dürüstlük anıtı yüzümde gülüşüm,
Ele verir,satar hemen yanakları utanıp kızaran kalbimi...
Hep dem içiyorum artık seni;
Beceremezdim hiç,büyüdüm sanırım...
İhtiyar gönlüm,çocuk fidanlar bahçesi ruhum kuytusu...
Kalbim yalanı tükürmez bile sevgilim.
Annemin harmanıyım; ekmiş,sulamış ve budamış beni...
Taze kekik,ve mayhoştur kuzunun kulağı...
Dağlar denizler sevişir öğlen güneşinde gözler önüne kimsesiz.
Kalbim yalanı tükürmez bile sevgilim.
Kaç dostu kazdım,kaz dostu gömdüm bilsen sevgilim;
Yetmez yetişemez bir dirhem bile yine de senin terazine,
senin yürek kıymığına,can sızına eminim belkide...
Başımız sağ olsun sevgilim...
Kim ölse kıyamet gezegenin adı,
kim kalabalıklara bıraksa bizi özgürlük diye açıp avuçlarını,
Adı cehennem bizi anlamayan tüm kalabalıkların arası...
Kalbim yalanı tükürmez bile sevgilim.
Hayat şöyle olmalı,yaşamak böyle...bilmem inan,
Aşk budur,şudur tiratları umrumda değil şimdiye dek yazılan çizilen beğenilip bağrılan;
Bırak çamura düşelim seninle elele,
Bırak yağmurlar terketsin ıslatmasın bizi,yıkamasın yüzümüzü,
Kurusun toprak ve çamur ayrılmayalım artık diye yeminler veren dilimizde damağımızda,
Öpüşelim susuşup biz sadece...
Toprak olup karışalım birbirimize.
İzin ver,
Kabrimizi; dudaklarımız,
kürek kürek gezip tüm gezegeni kapatsın binbir tat, binbir renk ile...


14.41 ve morfeus uzatsın elini; aşk mı sevda mı...? diye sorsun.Sonra yüzüm sussun cevabını; bir tek sen anlarsın...

Hiç yorum yok: