12 Temmuz 2026 Pazar

Kurutulmuş güzel çiçekler üstüne

 
Kurutulmuş güzel çiçekler üstüne,
Bağırmak ağlamak zor.
Birkaç sararmış,unutulmuş,
bir çiçek gibi solmuş gerçekten mutlu fotoğraflar...
Hangi vazoya koyulabilir ki bahar yüzünün çayırından uzanıp kopardığım gülüşlerin,
Su da döksem içine,yaşarlar mı acaba birkaç gün daha tıpkı yüzünde gördüğüm ilk andaki gibi...
Yer değiştiriyorum koltukta,
Bana ait olmayan tarafına oturup uzanıyorum bazı yalnızlığımda,
Ağrılarım değişsin istiyorum bazen bazı bazı...
Kurutulmuş güzel çiçekler üstüne,
Bağırmak ağlamak zor.
Cümleler kurar yazar aklıma bazen şu güzel akşamlar.
Ağaçlar,çiçekler ve insanlar.
Masada dolapta güzel eşsiz güzel anlar ve siyah beyaz fotoğraflar...
Gün doğar,gün batar...
Yıldızlar dilekler dileyip uzak fezada mumlarını yakar.
Düşler yanar,içimiz ısınır,su kaynar,seninle dudaklarımız karanfile çay kokar...
Kurutulmuş güzel çiçekler üstüne,
Bağırmak ağlamak zor.
Saçımda yağan kardan düşer payıma bana dokunan birkaç beyaz...
Buz olur ocaklarda akşamlar,
Ataş olur içimde tüm kızgınlıklar,
An kayası kırılır çatlar,kum olur bileklerimizdeki abaküsten bir bir düşüp akar...
Gün gelir,kalmaz zaman...
Gün gelir,günsüz kalır gün...
Alnından öperim uzanıp o ipekten kaderini senin ve sonra,
Ve Allah rahmet eylesin sevgilim,
Allah rahmet eylesin.

Kurutulmuş güzel çiçekler üstüne,
Bağırmak ağlamak zor.
Ağaçların sızısıdır sevgilim;
Kağıt mendiller tükenir biter,
Mısralar kuştur sinenin saklı dalında,
bir bahar günü doğar,büyür ve güneye uçar giderler...
Yazı böyledir...
Sen hangi kırık buğdayısın avcumdaki hayallerin,
Hangi kırık mısır ekmek olur söyle ellerinin sıcağında...
Hangi kırık yürek yürüyebilir ki sahra'sını böyle susuz ve sensiz...


09.11 kapalı ışıklar ardının karanlık bir temmuz akşamında,sokak fener tutuyor önümüze gorelim diye rüzgarı sallanan perdelerimizde...

Hiç yorum yok: